Archive for Haziran, 2005

Sini Köftesi

Pazar, Haziran 19th, 2005


Sini Koftesi
Besleyici, sağlıklı ve kolay yapımı olan bir köfte cinsimiz. Hangi yöreye ait bilmiyorum ama Mersin’de ben bir tek bizim ailemizde yedim. Gaziantep yöresine ait ve ben de bizde çok yapıldığı için aşinayım.

İçli köfteyi bilirsiniz, yemişsinizdir diye düşünüyorum. Onu yapacak kadar beceriye sahip olduğumu sanmıyorum; ancak teyzelerim yaparken onlara yardım ettim şu ana kadar. Sini köftesi ile içli köftenin malzemeleri aynı ve sini köftesini mutfağa her girebilen yapabilir! Biraz genişçe (!) olan ailemizde bu köfteyi yapan sayılı kişiler vardı. Onlar sağken tarifleri almayı akıl edemedim ama sağolsun kuzenim Keriman bu tarifi Handan teyzemizden almış, bana da aktardı. Çoğunuz bilir, yemek yaparken ölçü kavramı yoktur bizim annelerimizde (hoş, bende de yok ya!) ve bu tarifte de bazı şeyler göz kararı idi. Parantez içinde kendi kullandığım ölçüleri vereceğim.

Üç kattan oluşuyor; bulgur kısım, kıymalı iç, bulgurlu kısım.

Köftesi için:

  1. 1.5 su bardağı ince bulgur
  2. ½ su bardağı irmik
  3. 2 su bardağı sıcak su
  4. 2 orta boy patates, haşlanmış, rendelenmiş
  5. kararınca kimyon (2 çay kaşığı), tuz (2 çay kaşığı), biber salçası (1 yemek kaşığı)
  6. 1 bardağa yakın zeytinyağı

İçi için :

  1. 300 gr kıyma (koyun, ya da dana. Karışık da güzel oluyor)
  2. ½ su bardağı ceviz (ince kıyılmış)
  3. 1 orta boy soğan, yemeklik kıyılmış
  4. 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  5. Yarım demet maydanoz
  6. Tuz, karabiber

Yapılışı:

  1. Bulgur ve irmiği büyükçe bir kaseye koyup üzerlerine 2 bardak sıcak su ekleyin ve bir kenarda 10 – 15dk kadar bekletin
  2. Haşlanmış, rendelenmiş patatesi, kimyon, tuz ve salçayı ekleyin iyice yoğurun
  3. İç malzemelerinin maydanoz hariç hepsini birden kavurun. Ocaktan aldıktan, biraz ılıdıktan sonra da ince kıyılmış maydanozları ekleyin, karıştırın
  4. Bulgur karışımı yaklasşık 1100gr olmalı, onu bir mutfak terazisi yardımıyla 550grlık iki parçaya ayırın.
  5. Bir çay bardağı (1/3 cup) zeytinyağını 27cm x 33cm (11×13inch) ya da büyük boy yuvarlak borcamınıza dökün. üzerine bulgurlu karışım toplarından birini elinizle yayın. Bastırdıkça parmaklarınızın arasından zeytinyağı çıkacak, çok yağlı oldu diye çekinmeyin; bulgur yağı kaldırıyor. Bu hamurun kalınlığı 1.5cm civarında olacak.
  6. Hazırladığınız içi üstüne dökün, iyice dağıtın.
  7. Kalan 550grlık bulgur karışımından ceviz büyüklüğunde parçalar alıp avucunun içinde 1cm kalınlığında inceltip tepsiye (kıymalı için üzerine) kapatın. Her parçayı “yapıştırırken” su kullanın. Bu işlemi yaparken eliniz her zaman bir kase suda olsun yani.
  8. En son yamayı da koyduktan sonra 1 çay bardağından biraz daha fazla zeytinyağı (1/3 cup) üzerinden gezdirin, iyice yağlayın.
  9. 200C (390F) fırında 40dk kadar pişirin. Cam kapta pişirdiğiniz için altının kızardığını göreceksiniz

  10. Sini Koftesi

  11. Fırından çıkardıktan sonra ılımasını bekleyin ve bir kase yoğurt ya da bol yeşillikli bir salata ile servis yapın.

Afiyet Olsun!

Bağlantılar

Friday, Haziran 17th, 2005

< ?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
-
-

Sat, 18 Jun 2005 01:15:41 GMT

-
-

-

-

-

Güneş Çayı

Pazartesi, Haziran 13th, 2005


Sun Tea
Havalar ısındı iyice. Güneşte demlenmiş buzlu çay ister misiniz?

Sadece bir çay poşetine, bir avuç taze naneye, limon suyuna ve güneşli bir ortama ihtiyacınız var.

Cam bir surahide demlemeyi tercih ediyorum ve her ne kadar çok sıkı bir kapağı olsa da üstünü bir de saranla (*) iyice kaplıyorum. Yaklaşık bir saat kadar sonra açık kahverengi, bir saat daha sonra da tam kahverengi oluyor. Elbette güneşin ferine de bağlı bu. 5 saat kadar beklettiğim de olmuştu, o zaman bayağı koyulaşıyor ama tadı halA güzeldi.

Sun Tea Sun Tea Sun Tea

Dilediğiniz süre boyunca demledikten sonra içine taze nane, limon suyu ve kesilmiş kabuğunu da ekleyip buzdolabında soğutun. Servis yapmadan süzmeyi ve içine taze nane yaprakları koymayı ihmal etmeyin.

Bu demlemeyi çok sevgili arkadaşım Zeynep’in annesi rahmetli Nermin teyzemden öğrenmiştim… Huzur içinde uyusun.

Afiyet olsun!


Hani kağıt mendile selpak deriz ya, ABD’deki en bilinen ’strech film’ markasının adı da Saran ve herkes bu malzemeye saran diyor! Kimbilir bu ismi almasının nasıl bir hikAyesi var, ben bilmiyorum doğrusu ama bir bilen çıkar da paylaşırsa sevinirim! Hadi Türkler bırakalım biz de strech fim demeyi de “saran” demeye alışalım. Zor mu?