
Bu güzelim meyvelerin adını “cennet meyvesi’” diye bilirdim ama sonradan Tijen İnaltong’un “Meyve Ağacından Hikayeler” kitabından öğrendim ki “Trabzon Hurması” da denirmiş.
İlk yediğimde olmuşunu yemişim neyse ki yoksa ben de “bir daha hayatta yemem ben bunu!” diyenlerden biri olurdum herhalde. Çok ama çok severim bu meyveyi, hele ki yararlarını öğrendikten sonra! Ben de aktarır sizlere anlatırım yararlarını ama Tijen’in kitabından siz de okuyun — hem sadece meyvelerden, nerede bulunduklarından, şekil ve şemallerinden değil, onları kullanarak aklınıza gelmeyen lezzetleri de paylaşıyor. Yok, komisyon almıyorum sadece çok seviyorum onun kitaplarını!
Onca seviyorum bu meyveyi ama senelerdir bu ülkedeyim bir kere bile almamıştım, inanır mısıniz? Çünkü elimi hangisine atsam elma gibi katır kutur şeylere dokunurdum. Sonra da düşünürdüm bu adamlar ne yapmaya çalışıyorlar, olmamışını neden satıyorlar diye. E, marketlerin manav kısmında pek çalışan da olmuyor diye kimseye de “dert yanamamıştım” bu konuda. Sonunda geçen gün haftalık pazara gittiğimde bir baktım bir üretici kasalarla getirmiş. Yine uzandım tabii ki ve yine sert. Hay Allahım derken beraber üretici dibimde olduğu icin “bunların yumuşakları yok mu, şimdi yumuşağını bulmak için hepsine el atmayayım” dedim. Adamcağız da “bunlar sert yeniyor” demesin mi. A-ha demiştim, kaçığın birine rastladım adam o buruk tadı seven var sanıyor. “Siz yediniz ve burukluğunu seviyorsunuz herhalde” deyivermişim. Adam gülümseyerek “bunlar Fuyu cinsi” dedi ama bana bu pek bir şey ifade etmedi tabii kı. Sonra devam etti pazarcı: “bu çeşidi sertken yenir, elma gibi dilimleyerek.” Aaaaaa!!! İyi ki de sormuşum deyip aldım tabii ki bir sürü. Tadı mı? Evet, cennet meyvesi olduğu belli, çok bambaşka bir tadı yok ama baskın burukluğu da yok.

Geçende yine kendi bahçelerinin mallarını satan bir Japon aileden bizim bildiğimize yakın, buruk tatlıları aldım. Bunların cinsine “Hachiya” denirmiş. Yumuşacık. Turkiye’de bilinenlerden biraz daha farklı gibi, en azından benim aldıklarım herhalde çok olgun olduklarından buruklukları çok az kalmıştı.
Sonradan öğrendim ki Fuyu cinsinde, Hachiya’ya nazaran 6 kat daha fazla C vitamini varmış. Potasyumu bol bir meyve bu ayrıca kaçırmayın, mevsiminde tüketin tüketebildiğiniz kadar.

Alıştığımız usulde, keserek, yemek de vardı bunları ama bir tarifte kullanayım istedim ve ilk defa yaptım bu keki. Tarifini Fresh Approach Cooking sitesinden aldım ve tabii ki kendime göre ufak bir kaç değişiklik yaptım.
Ben sevdim tadını, sizlerin damak tadına uyacak mı acaba? O değişik cennet meyvesi tadı yok ve klasik bir sonbahar keki oldu; tarçınıyla karanfiliyle ve tabii ki pişerken çıkan harika kokusuyla. Pofuduk bir kek beklemeyin ama. En azından benimki öyle olmadı.
Kekiyle uğraşmayayım diyorsanız püresini yaptıktan sonra eşit miktarda sütle karıştırıp biraz da tarçın ekleyerek içmeyi deneyin. Böylesi benim bayağı bir hoşuma gitti. Seviyorum bu meyveyi herhalde!
Kekin, benim değiştirdiğim halindeki tarifine gelelim:
İçindekiler:
- 1 ¼ bardak (cup) cennet meyvesi püresi (iki tane büyük kullandım)
- 1 tatlı kaşığı karbonat
- 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
- 2 bardak un
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- ½ tatlı kaşığı muskat
- ½ tatlı kaşığı toz karanfil
- 110gr tereyağ
- ½ bardak şeker
- ½ bardak esmer şeker
- 1 yumurta
- ½ bardak kefir (ya da süt + 1 tatlı kaşığı limon suyunu 15dk kadar bekletip de kullanın)
- 1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi
Yapımı :
- Fırınınızı 175C’ye ayarlayın, ısıtın
- Cennet meyvelerinin çekirdeklerini, mümkünse kabuğunu soyup püre yapın
- Bir kaba un, kabartma tozu, karbonat, muskat, tarçın ve toz karanfili eleyin
- Bir başka kapta tereyağ ve şekeri, elektrikli çarpıcı yardımıyla 3dk kadar karıştırın. Yumurta ve meyve püresini de ekleyip iyice karıştırın. çarpıcıyı bir kenara koyup unlu karışımın yarısını bir spatula yardımı ile sulu karışıma yedirin
- Kefir (ya da limonlu sütü) ekleyin, yine iyice karışmalarını sağlayıp kalan un ve portakal kabuğu rendesini ekleyin
- 22cm çapındaki fırın kabınızı yağlayın ve kek karışımını ona döküp fırında 40dk kadar pişirin
- Eğer kürdan testini geçtiyse fırından alıp soğutma teli üzerinde 10dk bekletin, sonra da kalıptan çıkartın
- Servis yaparken üzerine pudra şekeri eleyebilirsiniz
Afiyet olsun