(Yalancı) Tavuk Göğsü

Ekim 10th, 2005


Tavuk Gogsu

Gerçek tavuk göğsü tatlısını hiç yemedim. Doğrusu bu ya uzun zaman bu tatlının ‘gerçeğinin’ olduğunu da bilmezdim. Çok güvenilir bir yerden tarifim var ama hiç denemedim şimdiye kadar. Bazen hadi bir deneyeyim dediysem de her seferinde “yap işte yalancısını!” deyip erteledim durdum. Zaten bir tatlının içinde tavuk göğsünün işi ne ki! :)

Sütlü tatlıları sevenler için ideal bence. O kendine has her kaşıkla daha da uzayan kıvamı ile bunun gibi başka tatlı düşünemiyorum ben.

Yapımında zor bir şey yok, nerdeyse herkesin bildiği muhallebi gibi pişiriliyor, ama iş soğutma esnasında başlıyor. Çarpıcı ile çarpın çarpa bildiğiniz kadar ki kıvamı tavuk göğsünün didilmiş haline benzer, iplikimsi bir hal alabilsin. İşte, muhallebiden tek farkı bu bence. Eminim ne bu püf noktasını ne de aşağıdaki tarifi (ya da benzerini) bilen bir tek değilim ve daha fazla uzatmadan annemden aldığım ölçüleri vereyim:

Gerekenler:
(4 - 5 kişilik)

  1. 1 fincan (1/3 cup) un
  2. 1/2 kibrit kutusundan biraz fazla (2 yemek kaşığı kadar) tereyağ
  3. 2 fincan (2/3 cup) şeker
  4. 500ml süt
  5. Dilerseniz: ufak bir parça sakız, 1 yemek kaşığı kadar hindistancevizi rendesi

Yapılışı:

  1. Orta hararette un ve yağı karıştırın, yağ iyice eriyince ocağın altını kapatın, devamlı karıştırarak biraz soğutun
  2. Tencereyi tekrar ocağa koyun, soğuk süt ve şekeri ilave edin. Sakızlı yapmayı tercih ediyorsanız onu da ekleyin
  3. Kaynamaya başladıktan 3 dk kadar sonra ocağın altını kapatın. Eğer hindistancevizi eklemek isterseniz, onu da sütlü karşıma ekleyin
  4. Bu arada büyükçe bir kabın içine buzlu su yapın, tencerenizi o suyun içine oturtun ki çabukça soğusun. El mikserinizi çarpmaya başlayın. Ben bu işlemi bir kaç kere ayaklı mikserde yapmıştım, o daha bir zahmetsiz oluyor tabii ki
  5. Yaklaşık 10dk kadar, arada bir mikserinizi durdurup motorunu soğutarak iyice çarpın
  6. Küçük kaplara paylaştırarak soğuduktan sonra buzdolabına kaldırın ki iyice soğusun
  7. Servis yaparken de üzerine ister tarçın ekleyin isterseniz de daha değişik tatlar için ceviz içi, şam fıstığı, hindistancevizi, çilek püresi ya da aklınıza gelen, yakışacağınızı düşündüklerinizi serpiştirin. Sade haliyle de fena olmuyor hani. Her şekliyle, sütlü tatlı sevenlerin beğeneceği bir lezzet

Afiyet olsun!

20 Responses to “(Yalancı) Tavuk Göğsü”

  1. Başak Says:

    Fethiye merhaba,
    Ben de yengemden öğrenmiştim bu tatlıyı. Teknik aynı ama malzemler farklı. 1 litre süt, 3 fincan un, 3 fincan şeker. Ben şekerini azaltıyorum. Yengem bazen yağ da koyar ama kavurmadan, en sonunda. Ben koymuyorum. Bu tarifi yengemden alana kadar da çatlamıştım. Nedense her defasında farklı bir şeyler söylemişti. Başta yağ koymadığını söylemişti (ben yiyeyim bol bol diye) ama ben yağı (üstelik margarini) tam içine atarken yakalmıştım. :))
    Oldukça lezzetli bir tatlı, ben çok severim.

    Gerçek tavuk göğsü ve kazandibini
    de listede olduğu için Zeynel’de tadmıştım. Ama bu evde yapılan yalancı tavuk göğsünü daha çok seviyorum.
    Sanırım seninkinde un kokusu daha farklı oluyordur kavrulduğu için. Daha lezzetli olabiliri. Bir defa da öyle pişireyim.
    Eline sağlık.

  2. Sibel Says:

    Fethiyecim eline sağlık, ben çok severim bu tatlıyı. İlk tatlı denemelerimdendir, pek çok da anısı vardır:)) Öyle bir anlatmışsın ki canım istedi şimdi. Off!

  3. Burcu Says:

    Bence de “Yap işte yalancısını.” çünkü öylesi bence daha güzel. O tavuk göğüslerinin dilime değmesi hoşuma gitmiyor tatlı yerken. Ne gerek var ki, sütlü tatlıda tavuğa. Senin tarifin çok güzel ve gerçekten de ne kadar çok çırparsan o kadar güzel oluyor. Bak canım çekti şimdi. Ellerine sağlık, Fethiye’ciğim.

  4. Tijen Says:

    annem bir ara ne çok yapardi bunu! cem bayilir çünkü. her gelisinde bir yalanci tavukgögsü firtinasi kopar. mikserle çirp da çirp, çirp da çirp. eh kadinin bir tane oglu var degil mi ama?
    sizin evdekiler de sevdiler mi acep?
    tijen

  5. mine Says:

    Fethiye, ben bir tarifte okumustum. Gercek tavuk gögsü yapabilmek icin, yeni kesilmis bir tavugun, neredeyse daha sicak olan gögüs etini kullanmak gerekiyormus. Baska türlü olmazmis. O sakizimsi uzayan muhallebinin kivami ancak öyle elde edilebiliyormus. Simdi ara ki, taze kesilmis tavukla yapilmis tavuk gögsü bulasin. Ben en son yedigimde, agzima iplik iplik parcalari gelmisti ve icim kalkmisti. Ondan beridir de, ancak yalancisini yerim.

  6. Başak Says:

    Zaten yavaş yavaş vejetaryenliğe kayıyordum Mine’nin yazdıklarını okuduktan sonra iyice uzaklaşacağım sanırım etten. Bunu öğrenmek iyi oldu.

  7. Yesilerik Says:

    Hmm, cok guzel gorunuyor Fethiye, tadina bir bakmak isterdim dogrusu. Cok hos bir alternatif gibi gorunuyor gercek tavukgogsune. Canimiz cekince evde yapmak icin ideal. Bu arada ben cok cok severim tavukgogsunun gercegini de ve yalancisini her yedigimde bir hayal kirikligi yasarim . Belki de iyi yapilmisini hic yemedim, ondandir. Eline saglik.

  8. hanife Says:

    En sevdigim sutlu tatlidir. Bizim evde ne cok yapilirdi gencken, neredeyse haftada iki kez:)) Kokusu burnuma kadar geldi. Ellerine saglik.

  9. fethiye Says:

    Basak, ben de yagsizini hic yemedim bu tatlinin. Bak onu da denemek lazim. Un kokusu hic belli olmuyor annemin olculeriyle, ama sekeri bana hep fazla geliyor. Cok tatli seven biri degilimdir. Sagol baglantilar icin :)

    Sibel, o kadar da kolay ki yapmasi. Belki bir iftariniza yaparsin?

    Burcu, haklisin ve yapiyorum yalancisini! Hadi sen de yap iftara.

    Tijen, sorma bizim evde de cok yapilir bu. Benim bu yapisimda, ilk defa tadanlar da cok sevdi; acikcasi ben sevilmez diye dusunuyordum, biliyorsun burada boyle sutlu tatlilar pek yok.

    Mine, sagol bilgiler icin ve iyice vazgecirdin beni gercegini evde denemek veya disarida yemek icin :)

    Yesilerik, yap be guzelim cidden zor degil. Gel tat istersen diyecegim ama bu gidisle bizim bos odayi size verecegiz gibi duruyor :)

    Hanife, hatirlamisken sen de aile geleneginizi devam ettir istersen. Cok hossun ama “gencken” demez mi! Goren de… :)

  10. Yesilerik Says:

    Fethiye, sagol canim. Bak geliriz ha :) Bize de bekleriz, suitimize. :)

  11. Guzide Says:

    Eline saglik Fethiye’cim. Annem de “yalanci” tavuk gogsunu yapiyor. O unu yag ile once biraz kavuruyor, un kokusunun gitmesi icinmis. Sutu daha sonra surekli karistirarak ekliyor. Ayrica, muhallebi soguduktan-ilindiktan sonra cirpiyor. Bastan 15 dak derdi ve normalde “kisa” sayilabilecek olan bu surenin ben mikser ile cirparken ne kadar “uzun” surdugunu gordum :) Iki yontem arasinda tad ve kivam acisindan ne fark olur bilemiyorum. Bir de bu tatliyi yayvan bir kaba 2 cm kalinliginda dokup, dilimler halinde servis etmek de mumkun. Sonucta oldukca kivamli oluyor.

    Bir de anekdot gibi not: 1980′li yillarda babamin islettigi pastanede tavukgogsu yaparken icine gercek tavuk gogsu koyarlardi. Bu tatliyi yerken icindeki tavuk etlerini tabagin kenarina ayiran cok kisi gormustum:))

  12. fethiye Says:

    Guzidecigim, annenle benim annemin yontemi ayni gibi o zaman. Iste o buzlu suya oturtarak daha da cabuk sogumasini sagliyoruz. Annem de oyle dedigin gibi borcama doker aslinda :) Bu anlatilanlardan sonra ben gercegini yemek istemiyorum artik! :)

    Yeislerik, gelin, bekleriz. :)

  13. zeynep Says:

    Fethiyecim, cok guzel bu ben de Guzide usulu kavurarak yaparim,
    icinde tavuk eti olan bir tatli beni rahatsiz ediyor nedense, tavuk sevmeyen biri degilim ama, olsun, icinde tavuk eti olmasin seninki gibi, eline saglik,

  14. fethiye Says:

    Zeynep abla, insallah yapinca gullacini da bununla doldurursun; cok yakistilar!

  15. Marcela Says:

    Hello Fethiye,
    this is really curious! Not the dish, no. It’s the fact that it absolutely reminds me of “blancmanger”… At least some of it variants. It was a general name given to entremets prepared from around the 14th century. In the trend of “eating white”, all its components were from that colour.
    In many 17th century books you can find recipes that call for chicken breast, sugar, milk, almonds or rice…to be cooked in a sort of pudding. It wasn’t a dessert. But the combination of chicken breast and sugar (not just a little bit) was present in those type of dishes, from Spain, Italy and France to England.
    I didn’t know there was a turkish dessert similar to this!
    An accurate article about blancmanger can be found here.

    Last but not least I wanted to compliment you for the site…

  16. fethiye Says:

    Marcela, you have a good point here. I wonder if early blanc-manger coincides with the era of the peasants eating the grains and the noble eating the white, refined. And it really is curios if this dessert has anything to do with blanc-manger. I wish I had more books and a library close by to do research on the history of Turkish food.

    Thanks for the informative article link and your comment!

  17. Marcela Says:

    Fethiye, if you ever found anything interesting about the history of tavuk göğsu, please let me know.
    About eating “white”, it was in fact a costum of refined tables. In a certain way opposite was yellow (difusing for example saffron), as moon and sun were opposites. Or at least i remember so (can’t remember now where i read about it). I’m not certain about this though. What peasants were eating then is hard to know i guess, is the story that was never written…
    it’s late here, better i go to sleep. But first… a little bit of baklava. ;)

  18. fethiye Says:

    Marcela, I definitely will update you and this site if I come across with the history of tavuk göğsü.

    Have you had your baklava yet?

  19. Marcela Says:

    Sorry for the delay in answering…
    I had my baklava then :) I’m so lucky there are a couple of stores not so far away from home where I can found an excellent baklava. You can take a look at one of them here.

  20. Dilara Says:

    valla ben yemegeli cok uzun zaman oldu ama tadi hala damagimda yemegenlere tavsiye ederim :)

Leave a Reply