The Kitchen Meme
Ekim 16th, 2005Mine bana bu soruları göndereli bayağı bir zaman geçti ama ben ille de kilerimi toplayayım da öyle yazarım demiştim kendi kendime. Topladım da ne oldu sanki? Daha çok bekletmeden, cevaplarım aşağıda:
- Mutfağınızın bir fotoğrafını bizlere gösterir ve kişiliğinizi yansıtan yanını anlatır mısınız?
- Bir dolabınızı açın (istediğinizi) fotoğrafını çekin ve bize ne gördüğünüzü anlatın
- En gözde elektrikli mutfak aletinizi bize tanıtır mısınız?
- En sevdiğiniz ve her zaman elinizin altında olan malzemeleri bizlerle paylaşır mısınız ?
- İnce bulgur: her an kısır yapabilelim diye
- Zeytinyağı: onsuz yemek pişmiyor ki
- Baharatlarımdan bir kısmı: kimyon, sumak, nane ve kekik
- Benim çelik arkadaşım: en beğenerek kullandığınız bir mutfak aletinizden bahseder misiniz?

“Gösterişi” pek sevmediğimden bu soruyu atlayayım istedim. Onun yerine size kilerin bir duvarını göstereyim. Bu tava, tencere takımını aldığımızda öncekiler gibi üstüste yığmak istemedik, kilerin de bir duvarı bomboş duruyordu. Sonucunda bu çıktı ortaya.
Böylece çizilme sorunları da olmuyor, herkes yerini biliyor.
Ayrıca o tahta kancaları da ben yaptım. Arada bir mutfaktan çıkıp alet edavatla uğraşmayı da severim, bunu da böylece görmüş oldunuz.
Soru neydi, ben ne cevaplıyorum! Kişiliğimi değil de, evin her köşesinde ne kadar düzenli olma isteğimi yansıtıyor bu fotoğraf ve duvar.

İşte kilerin bir kısmı. Bir yanda baharat, diğer yanda fındık – fıstık, bir başka köşesinde de un, şeker var güya. Ama nedense bir bakıyorum hepsi içiçe girivermişler ve kilerin düzenini bir tek ben anlıyorum.
Çok şey alıp, saklamak gibi kötü bir huyum var. Neyse ki bir çok şeyin raf ömrü uzun, sorun olmuyor. Canınız bir şey istediğinde gerekenlerin elinizin altında olması da gayet iyi bir şey. E, niye kötü bir huy bu o zaman?!

En sevdiğim eletrikli mutfak aletim bu işte. Hem doğruyor, hem karıştırıyor, hem de bunları çok kap kirletmeden yapıyor. Hele de çorba, karışık meyve suyu yapmak için blender kullanmak zorunda kalmıyorum ve onun kabını yıkamayı da hiç özlemiyorum!

Dediğim gibi benim için bir malzemenin “her zaman elimin altında” olması çok bir şey ifade etmeyebilir. Ama en çok kullandıklarım ve üşenmeyip Türkiye’den getirdiklerimden bir parçası:

Neredeyse her haftasonu kullandığım, ekmeklerimizi pişirdiğim kaplar. Sevgili arkadaşım Cindy bunları bana vereli 10 sene oluyor neredeyse. Anneannesininmis ve kimbilir belki de benimle aynı yaştalar. Ne de çok kullanıldıkları belli oluyor değil mi ?
Şimdi de soruları yöneltme sırası bende. Başak, Sibel ve Indira: uygun görürseniz, bunun için zamanınızı ayırabilir misiniz ?

17 Ekim 2005, 1:17 am
Fethiye’cigim, cevapladigin icin cok tesekkürler. O kadar cok isinin arasinda bir de ben sana emrivaki yapmistim.
Hehhee, su ilk foto cok hosuma gitti.
Allah göstermesin, simdi uzun süre alisveris yapamama durumu olsa, kilerdeki stokla rahat iki-üc ay yasarsiniz :)
17 Ekim 2005, 4:16 am
Çok tertiplisin Fethiye. Mutfakla haşır neşir olduğun malzemelerin bolluğundan anlaşılıyor. Ayrıca ekmek teknelerin:)) gıcır gıcır iyi kullanmışsın bence, titizlik damlıyor mutfağından. Keşke ben de senin gibi tavaları asacak bir mekan bulabilseydim. Bizim mutfak nohut kadar.
Sevgiler.
17 Ekim 2005, 5:37 am
Ne güzel evde bir kilerin olması. Hep hayalini kurduğum birşeydir, şöyle loş, serin bir kiler. Reçeller, tahıllar, şaraplar layığıyla saklanır. Çok hoşlandım, tavaları duvara asma fikrine ise bayıldım.
17 Ekim 2005, 9:14 am
Mine, rica ederim, sen de sagol. Kiler cok dolu, evet! Artik siz de sahit oldunuz.
Tuhfe, dalga geciyorsun herhalde. :) Tertip kim ben kim? Nohut kadar mutfaklari cok iyi bilirim! Bu evin genis mutfagi beni cok cezbediyor o yuzden.
Burcu, kiler iyi bir sey cidden ama iste bu her alani doldurma gibi kotu bir aliskanligin olunca is cigrindan cikabiliyor. Recel, tursu, zeytin kavanozlarina yer oluyor en cok da bu yuzden seviyorum.
17 Ekim 2005, 11:23 am
Fethiye, bence de duzenli duruyor hersey kilerinde, sen gel benimkini gor, hergun neyi nereye koydugumu bulamaz oldum, cunku zipzip sagolsun, hosuna giden kavanozlari oradan alip oraya sokusturuyor, boyunun yetmedigi yerler icin de tabure kullaniyor, gecen celtik pirinclerle, bulgurlari bir araya getirme isguzarliginda bulunmus, hala oyle duruyor, ayirt edecek vaktim yok :))
sevgilerimle,
17 Ekim 2005, 12:54 pm
Yok Walla dalga geçmedim. Benim dolaplar iki günde bir tersine dönüyor, ara sıra avazım çıktığı kadar çığlık atıyorum “ne hale gelmiş yine buralar” diye, herkes kulaklarını tıkıyor… Benim cırtlak sesimden hiiiiç hoşlanmıyorlar :)
17 Ekim 2005, 4:23 pm
Zeynep abla, iyidir zipzip yapsin boyle seyler. Cocuk dedigin yerinde durmamali bence :) Bizim kilerin tertipsiz kisimlari da var…
Tuhfe, bizde o cigligi atan ben olmuyorum. :)