Hardalotlu Risotto
Kasım 12th, 2005
Kuru yaz sıcağından sonra ilk yağmurla birlikte hardalotu da çıktı meydana. O kadar sevindim ki pazarda hardalotu, ya da biz Mersinlilerin deyimiyle eşekturbunu görünce hemen iki demet alıverdim. E, ben böyle diyorum ama bu otu ailemden “ruves” diye tanıdım, öyle büyüdüm. Rumca adı mıdır yoksa ağız farkı mıdır, bilemiyorum. O kadar çok severiz ki bu otu, Ankara’daki üniversite yıllarımızda annem ve teyzelerim haşlayıp gönderirlerdi. Ayrı bir tadı olur bu otun, yeri dolmaz benim için. Neyse ki uzak doğulular da çok tüketiyor diye pazarlarda bulmak mümkün! Zaten onlar da olmasa biz ne yapacağız güllaca bile çare buldular.
Giritli kanım bu güzelim, tazecik otları annemden, teyzelerimden gördüğüm yolla, aynen hindiba salatası yapar gibi haşlayıp bol limon ve zeytinyağı ile yememi söylediyse de ben artık her konuda danışmadan edemediğim Tijen’in “Bir Ot Masalı”na değişik bir tarif bulmak üzere başvurdum. İyi ki de öyle yapmışım, böylece ilk risottomu da yapmış afiyetle yemiş oldum.
Kendine özgü buruk, acımsı tadı üzerinde eriyen peynirle çok hoş bir tezat yarattı ve tek beğenen ben olmadığım için bu yemeği kısa süre içinde iki kere yapmak zorunda kaldım.
Tijen’e bu güzelim tarifi için teşekkür ediyorum tekrardan. İzniyle onun kitabından aynen aktarıyorum.
- 1 demet hardalotu
- 2 çay fincanı pirinç (risotto yapımına uygun tombul bir pirinç)
- 5 1/2 çay fincanı kaynar su (sebze ya da et suyu da kullanılabilir)
- 1/2 çay fincanı beyaz şarap
- 2 ufak doğranmış soğan
- 3 - 4 diş rendelenmiş ya da dövülmüş sarımsak
- 2 çorba kaşığı zeytinyağı
- 1/2 çay bardağı krema
- 1 defne yaprağı
- tuz, karabiber
- üzerine serpmek için rendelenmış parmesan, tulum veya gravyer peyniri
Yapımı:
- Öncelikle hardaotlarını ayıklayıp yıkayın. Kart yapraklarını atın. Bol kaynar suya atıp 5 - 6 dakika kadar haşlayın. Süzün ve rengini kaybetmemesi için soğuk sudan geçirin
- Risottoyu yapacağınız yayvan bir tencereye yağ, soğan ve 1 bardak su koyun. Harlıca ateşte, kapağı kapalı olarak pişmeye bırakın. Soğanlar yumuşadığında ayıkladığınız pirinçleri ekleyin. 2- 3 dakika birlikte kavurduktan sonra ufak ufak doğradığınız hardalotlarını ekleyin. Kaynar sudan 2 fincan ekleyip karıştırın. Kapağı açık kalsın tencerenin, ancak ateşi kısın. Arada karıştırarak suyunu çektirin. İki fincan daha su ekleyin. Tekrar aynı şekilde suyunu çekmesini bekleyin. Şarabı, sarımsağı ve kremayı ekleyin. Karıştırın. Gerekiyorsa 1 fincan daha su ekleyin. Risotto dişe gelecek hale geldiğinde (kendi zevkinize göre arada tadabilirsiniz) olmuştur. Son kalan suyunu da çektirin. Ama tam pilav kıvamına gelmeden, hafif lapamsı bir durumda, üzerine peynir serperek servis edin (4 - 6 kişilik)


12 Kasım 2005, 2:53 am
Tam benlik! O ne güzel bir tabak öyle Fethiye? Nasıl canım istedi anlatamam şimdi.. of of ! Ot yemeklerinin zamanı geliyor artık yaşasın!
12 Kasım 2005, 3:36 am
Ooo Fetom, ne güzel olmus yemek. Ellerine saglik.
Yaziyi okurken, simdi bu nasil ot diye düsünüyordum. Sen asagiya cigden de foto koymussun. Pek iyi olmus. Galiba burada yok o ottan. Ya da uzakdogulu dükkanlara bakmak lazim.
Daha kahvalti etmedim, cok canim cekti. Tadini bilemiyorum ama, galiba yogurtla yerim ben bunu.
(Hardalotu, labada veya efelek degil degil mi? )
12 Kasım 2005, 6:45 am
Super. Ben de gecen gun hardal otu aldim ve bilemedim ne tur yemek yapabilirim bundan diye. Salata gibi yaptim. Dur ben de deneyeyim bunu. Ellerine saglik Fethiye.
12 Kasım 2005, 6:53 am
Ne guzel secenek sunmussun Fethiye, bende hardal otunu haslayarak tuketirim genelde, bazende borek ici olarak ispanakla karistiriyorum tadi hos oluyor o zamanda, ama risotto aklima gelmedi, tabi bende Tijen’in kitabi yok :)))
Eline saglik, benim etoburlar icin deneyim bu hafta, yorumu iletirim sana.
sevgilerimle,
12 Kasım 2005, 2:17 pm
Bende de Giritli kanı olduğunu biliyor muydun? Annemin büyükannesinden geliyor, iyi ki de geliyor. Ben de hiç risotto denemedim şimdiye dek, sence baldo uygun olur mu?
Çok güzel görünüyor, uygulamalı bu tarifi. Hardolotu bulamazsam pazı ile deneyeyim diyorum, ne dersin?
13 Kasım 2005, 1:38 pm
Fethiye ellerine saglik, güzel bir tarif, Hardal otunu yalniz cikartamadim acaba Labadami :( bizim buralarda ne yazikki yok tohumunu istedim Türkiyeden gelirse insallah bu baharda bahceme ekerim. Tesekkürler canim.
Sevgilerle
13 Kasım 2005, 3:18 pm
Hardal otunun Ingilizcesi ne acaba?Benimde cok sevdigim bir ottur ebegumeci ile hardal otu ancak Amerika’da ikisini de bulamiyorum. Ebegumecini sokaklarda gorup koku ile kokleyip bahceme getirip ekmeyi denesemde ne yazikki tutturtamadim hala.
Tesekkurler,
Hulya
13 Kasım 2005, 5:50 pm
Hepinize guzel yorumlariniz icin tesekkurler. Esas ben Tijen’e tekrar tesekkur ederim bu guzel tarifi yarattigi ve bizlerle paylastigi icin.
Burcucugum, sende de Giritlilik oldugunu bilmiyordum! Tijen kitabinda, hardalotu yerine yabani pazi, turpotu gibi otlarin da kullanilabilecegini yazmis.
Ozgul & Mine: labada (efelek) bambaska bir otmus. Ben tanimiyorum o otu ama kitapta yer vermis Tijen. Uzakdogu marketlerinde bulabileceginizi saniyorum.
Hulya, “mustard green” diye satiliyor ve burada her markette rastlayabiliyorum. Mumkunse pazardan almani tavsiye ederim, korpeleri getiriyorlar. Ebegumeci de isirgan gibi ekilince degil de kafasina buyruk, diledigi yerlerde cikan bir ot benim deneyimlerime gore. O yuzden yollardakileri kokleyince bence eve gidip yemegini yap hemen. :)
14 Kasım 2005, 6:03 pm
Fethiy’anim, elinize saglik. Bi sorum var sana, haydi sor sor.. Cayda kahvaltida… Neyse. Ohom.. Simdi bu mustard green’in tadi kara lahanaya benziyor mu hic? Hani collard green var, o benziyor ama onun yapraklari esek kadar, sarmasi zor oluyor. Bunu hic denemedim. Sarmasi yapilsa ne kadar benzer kara lahanaya diye bi merak etmistim de.
14 Kasım 2005, 11:47 pm
Fethiye ciğim ellerine saglık,
Bene esimin ve ailesi sayesnde Giritli damagına uyum sagladım cabucak ve evde otsuz hafta gecmez.
Bu tarifte cok değişikmiş bilmezdim bu şekilde tuketmeyi, Once Tijen e sonrada sana bizimle bu tarifi tanıstırdıgın için teşekkürler ..
Sevgilerimle
Figen
15 Kasım 2005, 8:24 am
sevgili Fethiye,
La Sagrada Familia yazima yaptigin yorumda Alan Parsons Project’in albumunden bahsetmen uzerine, albumu edindim ve muhtesem buldum, inanilmaz birsey gercekten, gecerken sana da binlerce tesekkur gondermek istedim, sevgiler. Zeynep
15 Kasım 2005, 9:32 am
Yesilerik’anim, hic yapmadim, duymadim bundan sarma yapmayi ama neden olmasin? Biraz aci bir tadi olabilir ama yogurt herseyin tadini adam ediyor sagolsun!
Figen’cigim, denersen ellerine saglik simdiden. Elinde Tijen’in kitabi yoksa edinmeni siddetle tavsiye ederim, bildigin ot yemeklerinin yanisira bambaskalarini da sunuyor bizlere.
Zeynep, iyi dinlemeler. Senin sitene de simdi yorum biraktim “o albumle buyudum diyebilirim, bak yaslarimiz ortaya cikiyor ben konustukca.” diyerek. :)
16 Kasım 2005, 8:38 am
GERÇEKTEN HARİKA GÖRÜNÜYOR AMA İNAN HARDALOTUNU İLK DEFA DUYUYORUM,MARKETLERDE DE GÖRMEDİM AMA ANNEME SÖYLEYİM DE Bİ PAZARA BAKSIN.ANLADIĞIM KADARIYLA BU SİTEYİ TAKİP EDEN HERKES YURTDIŞINDA YAŞIYOR.HARDALOTU YERİNE (PAZI DIŞINDA) BAŞKA NEYİ KULLANABİLİRİM ACABA?BİRDE BANA BİRAZ EĞER BİLİYORSAN ÇEKEZ TARİFİ VEREBİLİRMİSİN?NİŞANLIM ÇERKEZ DE :))
16 Kasım 2005, 9:43 am
Arzu, siteyi takip eden herkes yurtdisinda yasamiyor aslinda. Yasadigin yoreye gore farkli bir adi olabilir bu otun, Mersin’de esekturbu deriz mesela. Tijen tarifinde diger tavsiye ettigi otlari yazmisti: yabani pazi veya turpotu diye. Ankara’da yasiyorsan mesela bu otlari bulman bayagi zor olabilir ama Ege’deysen bilmiyor olamazsin diye tahmin ediyorum. Bilmem ki baska ne yakisir bu gibi bir tarife.
Bir tek “Cerkez tavugu” bilirim Cerkez oldugunu sandigim tarifler arasinda. :(
16 Kasım 2005, 12:34 pm
kizlar pek komiksiniz, yesilerikanim falan.. tam bir çay saati sohbeti olmus (dün annemin günü vardi da, 10 hatun hep bir agizdan konusuyorlardi.. ayyy)
*
aman efendim rica ederiz! sizlere yardimimiz dokunduysa ne mutlu.
hardalotu malum, bizim hardalla alakalidir ve tohumunu alip bahçeye ekmeyi deneyebilirsiniz? olmaz mi? olur bence..
hardaldan sarma yapilir mi onu bilmem bakin ama!
tadi da bence labadaya da, kara lahanaya da benzemiyor (fethiye’cigim buna yanit vermistir tabi ama) çok kendine has, baharli bir tadi var, tatmadan bilemeyeceginiz, anlatmasi zor!
*
fethiye’cigim merhaba bu arada! özlemisim sizleri..
tijen
18 Kasım 2005, 1:17 pm
Merhaba Fethiye
Evet Ankaradayım ve bu otlardan hiç duymadım,ben yeşilliği ve sebzeyi çok seviyorum.Geçenlerde kabak çorbası denedim ilk defa çok hoşuma gitti.Ama sanırım Çerkez yemekleride öğrenmem lazım.Kaynanam şimdiden benim oğlum çerkez yemeklerini çok seviyor kızım,sen de zamanla öğreniyorsun diyor.
2 Aralık 2005, 6:15 am
harika.
9 Temmuz 2006, 2:25 pm
Fethiye Merhaba,
yorum için belki geç ama, yazısını şimdi okuduğum için yorum yazmadan duramıyacağım. Hardalotuna ailenin Ruves demesi, belki de Girit kökenli büyüklerinden duyduklarının zaman içinde değişime uğramasından kaynaklanıyor. Çünkü Hardal otunun, Yunancası VRUVES tir. Vruves’e zaman içinde Ruves demişler demek ki… Bu arada ben bu otu burada, Giritte görür görmez, İzmirde Turpotu diye satın aldığımız ot olduğunu anladım. Yani İzmirde turpotu, Giritte Vruves, Mersinde eşekturbu denen aynı ot hepsi.
Bu arada, Girit kökenli olduğunu bilmiyordum :)
9 Temmuz 2006, 9:53 pm
Papatya, haklisin “vruves” deniyor. Yani annem ve teyzelerim de oyle der ama o “v” bizim nesile gelince kendiliginden kayboldu gibi :) “Askoriblus” diye yazilabilen bir baska ot var ya, galiba Turkcesi Sevketi Bostan, ona da “asker polis” derdik. :) Evet anneannem Giritli, Mersin’e gonderilenlerden. Sana yazdigimi saniyordum.
13 Temmuz 2006, 3:02 am
Haklısın Fethiye,
notumu gönderdikten sonra ben de hatırladım. Mizithra ile ilgili yazında da söz ediyorsun Girit kökenliliğinden. Ben anımsayamamışım. (Ben blogu açtıktan sonra öyle çok insan çıkıyor ki ben de Giritliyim diyen. Ben de karıştırdım artık :)
Evet, Askolibrus Türkiyede Şevketi Bostan diye satılan, aslında ot değil de bir bitkinin kökleri. Bence en lezzetli şeylerden biri, zeytinyağı ve limonla. Ben de onun Türkçe adını bulmadığımda “hani bir ot vardı, adam isimli” diyordum :)
4 Ocak 2008, 2:08 pm
kalimera.safkan giritliyim mersinliyim.bizde daha ne lezzetler var.marataya ölürümm mesela:)