Amonyaklı Pasta
Salı, Ocak 24th, 2006
10+ sene önceydi bu pastayı, Mersinde bir aile dostunun evinde yemiş, evde yapıldığına inanamayıp hemen tarifini istemiştim. Adını söylediğinde inanamamıştım ama malzemeleri sıralarken de amonyaktan bahsedince iş değişti tabii. Amonyak deyince temizlikte, arınmada kullanılan amonyak değil tabii bahsedilen. Hamur işlerinde kullanılan bir çeşidi ve toz halinde satılıyor. Ne yazık ki aynen bu da kötü kötü kokuyor ve pişirirken fırının kapağını açarken dikkatli olmanızı şiddetle tavsiye ederim. Gözlerinizin yanması işten bile değil.
Amonyak, bu pastanın bisküvisini çok özel yapıyor; kıtır kıtır demek istiyorum ama tam da değil. Kabarmasını sağlıyor ama çok değil. İskandinav ülkelerinde çok kullanılırmış, bir çok kurabiyeleri varmış amonyakla yapılan.
Peki nerden bulacaksınız bu toz şeklinde olan, pastacıların kullandığı amonyağı? Türkiyedekilere aktarlara bakmalarını tavsiye edeceğim. Ben Mersin’de büyükçe bir aktardan almıştım. Amerika “Baker’s Ammonia” diye satılıyor ve belki büyük bir markette ama kesinlikle internette bulabilirsiniz.

Tarifi bir kaç defa yaptım şimdiye kadar ama herseferinde “bir dahaki sefere yarı ölçü yap, 3 kat olsun” diyorum kendi kendime, sonra da tadını yine çok beğenip bir sonraki sefere bu söylediklerimi unutuyorum belli ki. 6 katlı bir pastanız oluyor, kremasını da sürmek benim için hiçbir zaman çok kolay olmadı. Koyu bir krema değil; puding kıvamında olduğu için sertleşmiyor. Hatta bu son yapışımda dilimleyip servis yapacağımda dilimler 6 katlı durmadı nerdeyse ve böylece herkes 3 katlı yedi. :)
Yazın yapılırsa katların arasında ince dilimlenmiş çilek yakışıyor. Nedense başka bir meyve düşünemiyorum — belki çileğin yumuşaklığından, belki renklerin kontrastlığındandır. Kimbilir. Meyvesiz hali de çok leziz, tavsiye ederim.
Malzemeler:
- 2 yumurta
- 1 çay bardağı süt (çay bardağı = 1/2 cup)
- 1 çay bardağı erimiş tereyağ
- 1 çay bardağı şeker
- 1 yemek kaşığı toz pastacı amonyağı
- açılacak kıvamı tutturacak kadar un (yine ölçmeyi unuttum!)
Kreması:
- 2 yumurta
- 125gr tereyağ
- 1.5 lt süt
- 2 su bardağı şeker
- 1 paket vanilya
- 2 tepeleme kaşık nişasta
- 2 kaşık un
(bu ölçülerle 1.5 bardak fazladan kremanız oluyor)
- Öncelikle kremayı yapın, katları yaparken ve pişirirken soğusun. Tereyağ dışındaki bütün malzemeleri muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırarak pişirin. Kıvamı tutturunca tereyağını da ekleyip iyice karıştırıp erimesini sağlayın. Koyun kenara ve soğumasını bekleyin
- Katmanların malzemelerini sertçe bir hamur olana kadar un ekleyerek iyice yoğurun. 6 parçaya ayırın (mutfak terazisi kullanmanızı tavsiye ederim) ve herbirini yuvarlak bir şekilde, bıçak sırtı kalınlığında açın. 10 dk kadar dinlendirin. Fırın tepsinize yağlı kağıt kaplı olduğu halde bu yuvarlak hamurları teker teker (ya da tepsiniz büyükse çifter çifter) 170C fırında, üzerleri hafif kızarana kadar pişirin
- Fırından çıkan katları tel üzerinde soğutun
- Katlardan bir parçasını bir tabağa koyun, üzerine kremasından sürün. Krema üzerine bir başka parçayı da koyun ve böylece bütün parçaları, aralarına krema sürerek bitirin. Pastanın kenarlarını da krema ile kaplayın ve dolapta soğuttuktan sonra servis yapın
Afiyet olsun!


Bir çok kişinin tahminin aksine turunçgillerin anavatanı Çin. Acı, yenmeye pek uygun olmayan tadı olan turunç çitilinin diğer narenciye çeşitlerini uretmek için gerekli ama yeterli olmadığını belirtmek istiyorum. Turunçgiller dememişler boşuboşuna; herşeyin başı turunç. Belirli bir yaşa gelen turunç fidesini limon ile aşılarsanız limon, greyfurt ile aşılarsanız greyfurt, portakal ile aşılarsanız… Hatta bir ağacın dallarını farklı narenciye türleri ile aşılamak, “kokteyl ağaç” elde etmek de mümkün. Şimdi ben böyle diyorum ama hiç bu aşılama işini yaptım mı? Hayır! Ama ne yaptım dersiniz? Süreci, sıktığım limonun çekirdeklerini atmayarak mutfaktaki saksılardan birine gömerek başlattım. Sonuç mu? Neredeyse her ektiğim çekirdek baş gösterdi, filizlendi. Parlak, yemyeşil, parmaklarınızla hafifçe ovuşturduğunuzda elinize güzel kokusu geçen ufak birer narenciye çitili oldular. Yaklaşık 1 yıl oluyor, şimdilerde 20cm boyundalar. Daha da büyüsünler, onlar üzerinde aşılama işini denemek istiyorum. Çocukken hep görürdüm bahçedeki yeni ağaçlara aşılama yapıldığında ama elbette bu ana kadar ben hiç yapmadım.
