Turunç Reçeli
Ocak 14th, 2006
Turunç reçeli çocukluğumdan hatırladığım, yapımına yardım ettiğimiz tatlardan biri. Hatırlıyorum, evin salonunda büyükçe bir tezgah kurulur, yuvarlanan turunç kabukları ipe dizilir ve bir sonraki aşamaya hazırlanırdı.
Bu reçelin kahvaltıdaki yeri malum, bir de öğledensonra oturmasına gelen misafirlere sunardık; bir tepsi içinde misafir sayısı kadar su dolu bardak, bir o kadar da çatal ve bir kAse içinde ince dilimlenmiş turunç reçeli. Sırayla dolaştırılır, herkes bir parça reçel ve su bardağını alır. Reçelini bitirince de çatalı bardağın içinde bırakırdı.
Kasım ayında Mersin’in caddelerinde ekili turunç ağaçlarında o kadar çok meyve vardı ki! Turuncu turuncu, parlak yeşil yapraklara tezat. O ağaçlar ben küçükken ekildi, uzun zamandır da meyve veriyorlar. Yemesi pek hoş olmayan, ekşi ve buruk bir tadı olduğundan üzerine kimse çıkıp da meyvesini toplamaya çalışmıyor, dolayısıyla da ağaca zarar vermiyor. Portakal gibi yenmese de bir çok yemeğe kullanılabilir turunç suyu; tavuk marinesi, limon olmadığında salataya sıkmak aklıma şu anda gelen bir kaçı.
Biliyorsunuz turunçgiller (narenciye) Mersin’imizin vazgeçilmezi. Ben ve ailem için turunçgillerin bambaşka bir yeri var. Annemin de benim de doğduğumuz, büyüdüğüm, halA anne & babamın oturduğu evimizin bahçesindeki limon, portakal ve greyfrut ağaçlarının çiçek açma dönemindeki güzel kokularıyla baharı yakalayıp daha sonra da o güzelim meyveleri yiyerek, sularını içerek büyüdüm. Dedem (annemin babası) bahçeciymiş ve narenciye bahçeleri varmış. Tanıyamadım rahmetli dedemi de, onun babası Kadı Hasan Tahsin Merzeci’yi de. Büyük dede o zamanlar Mersin’de sadece “gayri-müslim” vatandaşlarımızın sahip olduğu narenciye bahçelerine merak salmış, Hayfa ve Lazkiye’den getirttiği turunç çitillerini dikerek bahçelerini başlatmış. Gerisini siz de biliyorsunuz; Çukurovanın belirli bir bölümünün geçimini sağladığı yaz kış yeşil, bazen çicekli bazen renkli meyveli narenciye bahçeleri! Şimdi demiyorum ki Kadı baba olmasa Mersin’de narenciye yetişmeyecekti ama onun rolünu unutmamak gerek.
Bir çok kişinin tahminin aksine turunçgillerin anavatanı Çin. Acı, yenmeye pek uygun olmayan tadı olan turunç çitilinin diğer narenciye çeşitlerini uretmek için gerekli ama yeterli olmadığını belirtmek istiyorum. Turunçgiller dememişler boşuboşuna; herşeyin başı turunç. Belirli bir yaşa gelen turunç fidesini limon ile aşılarsanız limon, greyfurt ile aşılarsanız greyfurt, portakal ile aşılarsanız… Hatta bir ağacın dallarını farklı narenciye türleri ile aşılamak, “kokteyl ağaç” elde etmek de mümkün. Şimdi ben böyle diyorum ama hiç bu aşılama işini yaptım mı? Hayır! Ama ne yaptım dersiniz? Süreci, sıktığım limonun çekirdeklerini atmayarak mutfaktaki saksılardan birine gömerek başlattım. Sonuç mu? Neredeyse her ektiğim çekirdek baş gösterdi, filizlendi. Parlak, yemyeşil, parmaklarınızla hafifçe ovuşturduğunuzda elinize güzel kokusu geçen ufak birer narenciye çitili oldular. Yaklaşık 1 yıl oluyor, şimdilerde 20cm boyundalar. Daha da büyüsünler, onlar üzerinde aşılama işini denemek istiyorum. Çocukken hep görürdüm bahçedeki yeni ağaçlara aşılama yapıldığında ama elbette bu ana kadar ben hiç yapmadım.
Bir de bu isim kargaşası neden? Bazısı narenciye bazısı turunçgiller der. İkisi de belli ki Türkçe değil. Çocukken meraklıydım etimolojiye, bu konu hakkında da sayfa karıştırdığımı hatırlıyorum. Kısaca “narenciye” ismine bakalım öncelikle: nagrungo (Sanskrit) -> naranja (İspanyolca) -> arancia (İtalyanca) ve aynı zamanda Latinceye de aurabtium olarak geçmiş -> arangi (Fransızcanın da dahil olduğu Romans dilleri) ve sonunda da “orange.” Türkçeye de Farsça “narenç” kelimesine Arapça “iyye” eki getirilerek kazandırılmış. Turunçgiller ise yine Farsça “turunç“tan geçmiş.
Bunca laftan sonra turunç reçelimizin tarifine gelelim. Turunç bulamayanlar, kabuğu kalın greyfurt ya da portakala rastladığında aynı işlemi yaparak yine benzeri bir reçel elde edebilirler.
Gerekenler:
- 10 turunç
- 1 kg şeker
- 1 çay kaşığı limon tuzu (ya da 1/2 limon suyu)
Yapımı:
- Turuncu, rendenin ince tarafından rendeleyin
- Üst ve alt kısmını keserek, kabuklarını dilimleyin (8 parça filan olur)
- Bu kabuk dilimlerini kaynayan suya atın ve yumuşayıncaya kadar kaynatın
- Çıkartıp soğuk suya aktarın ve 3 - 4 gün boyunce, günde iki defa suyu değiştirin ki acı suyu çıksın
- Kabukları kendi etrafında sararak spiral şekil verin (fotoğraftaki gibi) ve yorgan iğnesi geçirilmiş kalınca bir ipe dizin, büyükçe bir tencereye dizin
- 1 kg kadar şeker ve üzerini örtecek kadar su ekleyin ve pişirin. Koyu bir şurup olduğunda limon tuzunu da ekleyip ateşten alın
- Soğuyunca ipten çıkartın, kavanozlara dağıtın, üzerine şurubu gezdirin
Afiyet olsun!

15 Ocak 2006, 9:49 am
Ellerine sağlık Fethiye. Babaannem de aynı yöntemle çok güzel portakal reçeli yapar. Ben onun kadar başarılı değilim reçel konusunda ama tarifini görünce cesaretlendim,sanırım bir kez daha denemeliyim. Acaba bergamot reçeli aynı yöntemle yapılabilir mi? Çünkü bildiğim kadarıyla onun kabukları ve meyvesi çok daha acı. Atina’da da her yer turunç ağaçlarıyla dolu ve kimse toplamadığından hepsi yerlerde çürüyor, ben şahsen bu israfa üzülüyorum.
Sevgiler
15 Ocak 2006, 11:01 am
Iste, recel budur Feto. Görüntü, renkler, hele de fotografin temizligine bayildim. Ellerin dert görmesin arkadasim. Burada turunc bulmak imksansiz, artik yazlikta yapacagiz :) Annem bayilir cünkü turunc receline.
16 Ocak 2006, 10:59 am
Tulin, yanilmiyorsam bergamotla da yapilabilir ama o daha yagli ve daha da acimtirak bir meyve degil mi? Karistiriyor da olabilirim. Bergamotu bir tek kabugunu rendeleyip de kullanirdik yanilmiyorsam.
Mine’cigim, sagol canim. Yavastan Ogrenmeye calisiyorum. Turunc bulunamasa bile kalin kabuklu portakal, greyfrutla da yapilabilir. Annene bir surpriz yapmak istersen hani :)
16 Ocak 2006, 1:04 pm
fethiye’cigim,
ne guzelmis özdemir ince’nin yazisi, pek hosuma gitti dedenle ilgili bilgiler! ne iyi etmis de getirmis o fideleri..
ellerine saglik, eskiden (bodrum’da yasarken) ben de yapardim, hem turunç hem bergamut reçeli. hatta turunç reçelini rulo sarip pisirip de ipinden çikardiktan sonra bir de incecik dilimleyip öyle kavanozladigimi hatirlarim. pek guzel dururdu!
tulin’cigim,
demissin ya bergamutla da ayni reçel yapilir mi diye, yapilir da sizin orada hangi tur bergamut olduguna bakar. neden diyeceksin? bodrum’un bergamutlari çok iri, çabugu da 1-2 cm kalinliginda olur. dis kabugu rendeleyip kalani da ufak ufak dograrsin. rendelenmis kabugu esit miktarda sekerle karistirirsan bir kavanoza doldurup 3 yil kadar saklayabilir, sonra da keklere, sutlu tatlilara koyabilirsin. antalya’nin bergamutu ise incecik kabuklu, hiç de puturlu degil, turuncun açik sarisi, limon rengi diyelim ya da. ayni turunç reçeli yapar gibi dis kabuklarini rendeleyip kalani bir kaç gun suda bekletip sonra bir kaç kere kaynatip ayni mantikla pisirebilirsin, cok da guzel olur! afiyet olsun..
tijen
17 Ocak 2006, 12:22 am
Fethiye , tebrik ederim fotograf cok temiz gercekten, Mine tam kelimesini bulmus:) Bayıldım ve bende Portakal ile yaparım, evde 1 çuval portakal var şu anda bahçeden geldi.
Ellerine saglık,
Figen
17 Ocak 2006, 1:28 am
Fethiye,
gercekten cok guzel bir fotograf bu. Ben hic turunc receli yemedim sanirim. Tadi portakal recelinden farkli olmasa gerek degil mi? Bu arada limonun cekirdeginin filizlenmesi cok hosuma gitti. Ben de deneyecegim. Limon agacinin kokusu gercekten cok hosuma gider.
17 Ocak 2006, 4:08 pm
Cok hos gorunuyor eline saglik, senin sayfana gelmeden once Binnur’un sayfasinda portakal receli gordum, hatta ona yorumda portakallari bukerek ipe dizerek yaptigimizi yazmistim, sonra senin blogda gorunce cok hos oldu.
Benim buyuklerimde aynen bu sekilde yapardi bende boyle ogrendim, burada turunc olmayinca portakalla yapiyorum bende. Portakal indirimde bu ara, usenmezsem yapayim.
Bardakla su getirirler diye yazmissin ya, birsey yazmadan gecemeyecegim, benim babam Anadolu erkegi, annem egeli Tire’den. Annemi istemeye gittiklerinde Ankara’dan Tire’ye, yaz gunu Tire’de cesit cesit recel ikram ederler misafirlere, babamlarda gidince yine anneannem ayni usul recelleri sergilemis tepsiye ve yaninda catallar ve bardakda sular.
Babacim usulu bilmiyor tabi, Anadolu’da boyle bir adet yok.
Receli yemis, sonra almis bardaktaki suyu icmis. Herkes sasirmis yadirgamiz, babacim ne oldu diye sorunca, yapilmasi gereken islemi soylemisler, cok utanmis babam. Dunurcu aileye catmis hatta, bana onceden niye soylemediniz diye.
Hatrima geldi bu ani yine, paylasmak istedim.
Sevgilerimle.
18 Ocak 2006, 12:47 pm
Tijen, sagol Tulin’e de yardimci oldugun icin. Senin de (yapim asamasinda bir kac farklilik olsa da) ayni receli yaptigini “Meyve Agacindan Hikayeler” kitabindan hatirliyorum. Biz hep boyle yumru seklinde saklariz, sadece sofraya geleceginde ya da bir pastayi susleyecekse dilimlenir.
Figencigim, dedigim gibi kalin kabukluysa denemeni tavsiye ederim.
Nevin, portakal recelinden farkli oluyor. Bu daha bir rahiyali. Sen de baslat cekirdekten filizlenme isini, eminim cok hosuna gidecek!
Zeynep, babana neden gulduklerini ben de anlayamadim; o bardaktaki su, recel yendikten sonra icilsin diye getirilir bizde de. Sonra da catal icine birakilir. Guzel bir adet bence.
20 Ocak 2006, 3:24 am
Merhaba, inanılmaz güzel görünüyor. Turunç bulma imkanım yok. Acaba portakal ile denersem portakal miktarı ne kadar olmalı?
Sevgiler.
20 Ocak 2006, 11:10 am
Gunay, portakalin tadi turunc kadar buruk olmaidgi icin sekerini daha az koymalisin bence. Belki 10 portakalin kabugu icin 750gr seker? Bir de 3 - 4 gun gerekmeyecektir suyunu degistirmek icin. Ama dikkat et ki kalin kabuklu portakal olsun.
30 Ocak 2006, 7:17 am
Fethiye, tarif ettiginiz sekilde yapilan bu recelin tarifini ne kadar uzun zamandir aradigimi anlatamam, tesadüfen gördüm , cok sevindim. Kemer de kaldigimiz pansiyonu isleten hanim yapardi ve Almanya ya dönüsümde muhakkak bir kac kavanoz verirdi, cok severim ama bir türlü tarifini alma imkanim olmamisti, cok tesekkür ederim.
Fotoda ki görünüsü de bir harika, marketler de satilanlarla ev receli bir olmuyor, böyle lezzetli olmasi icin de Akdeniz turuncu gerekli bence….cok sevgi ve selamlar.
1 Şubat 2006, 7:59 am
merhabalar..ben rende kısmını tam anlamadım.yani rendeden sonra nasıl dilimleme oluyor?kabuğu gitmiş olmuyor mu?bu arada fotoğraf gerçekten harika.
1 Şubat 2006, 9:14 am
Nese, insallah eline diledigin gibi turunc gecer de deneme imkanin olur. Uzun suruyor ama cok zor degil yapmasi.
Eda, acisini cikartmak icin ince ince rendeliyorsun; kabuk pek kalmiyor. Sonra da dilim dilim keser gibi kesiyorsun ama sadece kalan kabuk ve o “beyaz” kismini kullaniyorsun recel icin.
12 Şubat 2006, 8:53 pm
[…] Limon Reçeli Şubat 11th, 2006 Turunç reçeli tarifini verirken ne yazık ki turunç bulamadığım için detaylarını fotoğraflayamamıştım. Geçen gün bahçesindeki ağacı çok limon verince ne yapacağını bilemeyen bir arkadaşımız bize koca bir torba limon getirince içlerinden kalın kabuklularını seçip uygulamaya geçtim. Rendelenen kabukları da aynı oranda şeker ile karıştırıp ufak bir kavanozla buzdolabına kaldırdım. Tat bakımındansa turunç reçelini limona kesinlikle tercih ederim. Bu reçelin de kesinlikle pişman olmayacağınız bir sonuc veriyor. Tarif turunç reçelinin aynısı ama bu sefer kabukları haşlamadan kıvırdım. Her iki türlü de olabiliyor yani. Bir çok aşamasını fotoğrafları: […]
20 Mart 2006, 3:37 am
Turunc recelini denedim. Bu kadar guzel olabilecegini tahmin etmemistim. Tesekkurler.
20 Mart 2006, 9:50 am
Burcin eline saglik, harika bir sey degil mi? Bazen tatli krizine girdigimde gider gelir yerim :)
28 Mart 2006, 5:29 am
Bu tarifi portakla kabukları ile de deneyebilirmiyiz.
olurmu
28 Mart 2006, 9:10 am
Evet Cigdem, portakal, limon, greyfurt, bergamot ve benim aklima su anda gelmeyen her turlu turuncgilin kabuguyla deneyebilirisin. Elbette tatladi cok farkli olacak birbirlerinden. Bir de kullanacagin kabugun kalin olmasina dikkat etmelisin.
13 Nisan 2006, 4:00 am
fethiye ellerine saglık reçelın harıka gözüküyor. bende gecen gün turunç recelı yapmaya kalktım. 75 tane turuncu rendeledım. kabuklarını dılımlere ayırdım. dılımlı kabukların ıclerını kazıdım. spiral seklı verıp ıgnege gecırdım cok güzel oldular. 3 gündür sabah aksam suyunu degıstırıyorum. senın tarıfıne göre kabuklarını ıgnelemeden sıcak suda haslamam gerekıyormus. ben haslamadım. dırek soguk suya bıraktım acı suyunu degıstırdım. pekı önceden kaynatmadıgım ıcın onu telafı edecek bırsey varmı sımdı? 75 adet turunc yaptım. suyunu ve sekerını ne kadar koymalıyım sence? sekerını 5 kılo koyma 4 kılo koy sulandırır dıyorlar kımı hıc su koyma zaten turuncları sudan cıkarıcaksın bır gece onceden sekerını dök o sulanır zaten dıyorlar ne yapacagımı sasırdım. bana yardımcı olursan cok memnun olurum. sımdıden cok tesekkürler.
13 Nisan 2006, 9:50 am
Tugba, senin de ellerine saglik, isi bitirmek uzeresin. Recel iki turlu de yapiliyor anladigim kadariyla, ben de sonradan Limon recelini yaparken senin de yaptigin gibi kivirdiktan, suyunu degistirdikten sonra haslamistim. Bir tasim kaynatip, o suyu dokup sonra sekerlendirebilirsin. Belki o suyu dokmeye de gerek kalmaz, bunu bilemiyorum. Seker miktarina gelince; 75 taneden yaptiysan bizim olculere gore, cok ufak turunc kullanmadiysan 7.5 kg seker lazim. Yani 4 ya da 5 kg yeterli olur mu bilemiyorum. Cilek gibi kendinden tatli bir meyve degil turunc, o yuzden cok seker kaldirabiliyor. Koyu biri sirasi olmasi lazim. Kolay gelsin, 75 tane turuncla bayagi bir recelin olacak! Ellerine saglik yeniden.
13 Nisan 2006, 3:38 pm
cevabın ıcın tesekkürler fethiye. buradakıler 12-15 taneye 1 kılo seker koyuyorlar. 15 kıloya 1 kılo yeterlı dıyorlar. bırde mesela 1 kılo turunca 1 kılo seker ama ölcü yükseldıkce seker ölçüsü düşmelıdır dıyorlar. fazla sulanır sulu olur dıyorlar. ama ben senın dedıgın gıbı yapıcam. oekı suyu ne kadar koyayım sence? kaynattıktan sonra 1 gece sekerı döküp sulanmasını beklıyımmı dırek ısleme mı geceyım. kusura bakma cok sordum ama. bu arada 40 tanede bugün arkadasıma yaptık. ben gösterdım bırlıkte yaptık bıtırdık. suda su anda. epey bır recelımız olacak umarım güzel olur. hersey ıcın tesekkürler fethıye.
17 Nisan 2006, 10:44 am
Tugba kusura bakma sorularini hemen cevaplayamadim, sen bu arada receli yapmissindir herhalde :( Bizde, uzerini kapatacak kadar su konur ama biliyorum ki bu olcu olcu degil — tencereden tencereye fark var. Sekerle sulandirmadan, dogrudan pisiriyorsun ama. Umarim guzel olmustur recellerin.
22 Temmuz 2006, 11:30 am
Inanilmaz ! Turunc recelini gorunce yazmadan edemedim ! Ben galiba cok gec ogreniyorum senin siteni, ama ne guzel tarifler var ve de hic uzenmeden uzun yazdigin yazilar… Bugunlerde ders calisiyorum ve senin sitene girip okudukca dinleniyorum. Turunc bulabilirsem denemek istiyorum.
Gulme sacma bir sorum var ama, ingilizcesi nedir turunc’ un ve buralarda (Toronto, Kanada) marketlerde filan bulunur mu acaba…
Limon receli hic tatmadim, guzel oluyor mu ? Limonlu dondurmayi cok severim, bu da limonlu bir tatli guzeldir herhalde.. denemem lazim.
Bu arada bu sayfada behsettigin bahceci dedenin adini ben kesinlikle hatirliyorum cocuklugumdan, eminim annemler tanirlar. Annem turunc recelini mersin’deki senin de bahsettigin gayri-muslimlerden bir madamdan alirdi her sene. Evde yapilmis bu turunc recelinin tadina doyamazdim. artik senin tarifle yapmam lazim bulursam…
Sevgiler..
23 Temmuz 2006, 10:15 pm
Inci, kolay gelsin calismalarinda! Turuncun Ingilizcesi “Seville Orange.” Kaliforniya’da normal marketlerde bulunamiyor, Toronto’da belki cok ozel marketlerde olabilir ama bilemiyorum. Limon receli, turunc kadar olmasa da guzel oldu. Evde yapilmisi gibi yok gercekten. Aklima getirdin, gece gece bir yudum almaliyim!
5 Ekim 2006, 5:01 am
Fethiye’cigim merhaba,
Gecen gun portakallari aldim bir guzel, soydum kestim ve 3-4 gundur soguk suyunu degistiiryoum acisini cikarmak icin. Kaynatma islemini 3 gun sonunda yapiyoruz diye aklimda kalmis:)
Sence ben simdi kaynatsam ve suzup sekerlesem nasil olur?? Acilik olur mu acaba??
6 Ekim 2006, 9:39 am
Hanifecigim, bence olur. Zaten yanlis bir sey yapmamissin ki simdiye kadar. Onca gundur suyunu degistiriyorsun, acilik olmaz bence.
6 Ekim 2006, 1:10 pm
Tesekkurler Fethiye’cigim,
Bir gun daha suda beklediler. Simdi sekerini ekleyip pisirecegim..
Guzel bir hafta sonu diliyorum..
18 Ekim 2006, 1:17 am
Merhaba,
Grapefruit receli tarifi ararken karsima bu tarif cikinca hakikaten cok sevindim. Yillar once annem Kibrista yasarken, soyulan ve rendelenen kabuklari, suya koymadan once kalin ipe spiral seklinde gecirir, tencerede bir tasim kaynatir, daha sonra soguk suya koyardi. Ben de oyle yaptim. 4 gunden beri suyunu degisiyorum. Bugun ise pisirecektim, seker miktarini hatirlayamadim. Grapefruitlar 12 tane idi. ben de 1.5 kilo seker kullanmayi dusunuyordum.
Selamlar
Askin
Iyi gunler
Askin
6 Nisan 2007, 7:16 pm
Ben de bergamot receli yaotim :)
8 Nisan 2007, 4:55 pm
merhaba,
cok begendim fotograflari hemen yapmak istiyorum.Ama turunc bulamiyorum portakal veya limonla deneyecegim.
Tarifte bir asamayi anlayamadim acaba aciklayabilir misiniz?
neden kabugunu rendeliyoruz onceden?
eger rendeliyorsak rendeledigimiz kismi ne yapiyoruz?
selamlar,
Elif
8 Nisan 2007, 8:23 pm
Elif, kabuklari rendelememizin sebebi aciligini almak icin. Rendeleyerek elde ettigin kisimlari da esit olcude sekerle karistirip kavanozda, buzdolabinda saklayabilirsin. Iyi gunler dileklerimle.
11 Nisan 2007, 2:04 am
EKŞİ TURUNÇ REÇELİ SEVENLERE…
turunç arayanlar, marmaris turunç beldesi belediyesi - başkan ali fidan dan isteyebilirler. turunç reçeli için 8 aded tombul sulu turunç, 2 aded limon ve 3 aded portakala ihtiyaç vardır. hepsini iyicene yıkayın, üstlerinde kimyasal veya mum kalmasın.
turunçları ikiye bölün.
suyunu sıkın - atmayın, kullanacağız.
çekirdeklerini toplayın ve bir tülbent içinde bohçalayın - atmayın, kullanacağız..
turunçları rendelemeden, 1 mm incelikte ipince doğrayarak 10 litrelik dev bir kazanın içinde toplayın keza limon ve portakalı da aynı işleme tabi tutun.
dilimleri, bohçalı çekirdekleri ve meyvenin suyunu karıştırın. üstüne 5,5 litresu ekleyin . 36 saat kapağı kapalı bekletin. kaynatın, toplam hacim %50 ye düşünceye kadar, karıştırmayı unutmayın, harlı ateş olmasın. 24 saat bekletin. bohçalı çekirdekleri çıkartın, sonra 4,5 kilo şeker ilave edin ve karıştıra karıştıra 30 dakika kaynatın, şeker erisin. harlı ateş olmasın. bu arada bir küçük paket hazır jöle de ilave edebilirsiniz.
turunçun suyunu dökenler aslında turunçun özünü yok ediyor, tatlı cıvık şeker cırtlak bir şey yapıyorlar..
gerçek turunç reçeli bizim yaptığımızdır..
afiyet olsun
şekerli hali ile 2 saate yakın kaynatın - evvelce hazırladığınız 7-8 orta ve büyük boy kavanoza kepçe ile dökün. kapaklarını hemen kapatın. soğumaya bırakın. hemen konserve oluyorlar, 2-3 sene saklanabiliyor.
tüketime geçmeden evvel 1 hafta hareketsiz bir halde dinlendirin.
ali fidanın telefonu 0 252 4767940.
kargo ücretini ödemeli yapsın. belediyenin hesabına da bi 10 YTL gönderiverirseniz sevinirler herhalde..
ali fidan yardımcı olamaz ise eskişehirli Mehmeti arayın 0 252 4767255,
veya İmam dan isteyin (gerçek imam değil-adı İMAM) telf 0 252 4767430,
veya Zeynep hanım var 0 252 4767006.. veya Erkan var 0 252 4767040, hepsi cana yakın turunçlular.. belki tatilinizi oralarda bir yerlerde geçirirsiniz..
rahmetli iffet hala dan ve rahmetli yıldız teyze den selam söylersiniz..
ikimizi de hatırlamazlarsa, allah allah dersiniz..