Batırık tarifini yazarken yorumlar kısmında Dilek’e zahter yapımını anlatacağıma sözvermiştim. Neredeyse bir sene geçecek üzerinden ve ben bir türlü evde zahter yapmaya fırsat bulamamış, ertelemiş durmuştum. Sonunda dün akşam durumu ele aldım ve malzemeleri toparlayıp yapıverdim. Hemencecik de oluyormuş, ne diye beklediysem bunca zaman!
Nedir bu zahter diyecektir birçoğunuz. Arapça kekik demek ve “za’atar” diye telafuz ediliyor yanılmıyorsam. Birçok birbiriyle uyumlu baharattan elde edilen bir toz karışımdan başka bir şey değil aslında. Bir kere damak tadınıza uymayagörsün! Her kahvaltı sofrasında ararsınız.
Demin yaparken bile o çıkan koku deli etti, çocukluğuma götürdü beni. Mersin’in Gözne yaylasındaki evde, taze alınmış pideyle yapılan kahvaltılar, umursuzca geçen çocukluk günlerine. Zahtere batırmadan önce ekmeği yeşil zeytinin limon sıkılmış yağına banınca mı daha iyi oluyor yoksa siyah zeytinin kekikli yağına mı? Sanki en büyük dert oydu o anda.
Genelde kahvaltı sofralarında, zeytinyağa batırılıp çıkarılan ekmeğin bir de zahter kasesine batırılmasıyla tüketilen bu karışımı başka bir çok yerde daha kullanabilirsiniz. Nigella Lawson’ın “Forever Summer
” kitabında bahsettiği gibi ince pidelerin üzerine zeytinyağı sürüp üzerine zahter de gezdirip sıcak fırında 3 - 4 dakika tutarsanız değmeyin keyfime! Ya da tavuğunuzun üzerine sürüp öyle ızgaralayabilirsiniz. Aroması yerinde, harika bir karışım oluyor, zaten tüm güney de bunun farkında; benden söylemesi! :)
Amerikaya ilk gelişimde rahmetli nenem bir torba sumak bir torba da zahter vermişti, ‘orada nerden bulacaksın bunları’ diyerek. İkimiz de nerden bilebilirdik ki burada Ortadoğuluların bakkaları var ve hem sumak hem de zahteri poşetleyip satıyorlar. Türkiyede bile bilmediğimiz bir yerden baharat almamaya alışmışken tahmin edersiniz ki burada poşette satılanlardan da hiç almadım.
Bence kesinlikle belirli bir ölçüsü yok zahterin. Bir kere alışınca, aradığınız tadı biliyorsanız kendi karışımınızı malzemelerini de göz kararı ekleyerek tayin edebilirsiniz. Aşağıdaki fotoğraftan da anlaşılacağı gibi benim yaptığım ile teyzemin yaptığının arasındaki renk farkı dağlar kadar. Ama tadı çok da farklı değil. Sanıyorum ki kullandığımız karpuz çekirdeğinin renginden dolayı oldu bu fark.
Tarifi deneyeceklere şimdiden afiyet olsun diyorum ve umarım sizin de hoşunuza gider, dolabınızda bir kavanoz zahteriniz her daim olur.
Gerekenler:
- 75 gr leblebi
- 50 gr karpuz çekirdeği
- 50 gr tuzsuz kuru yer fıstığı
- 1 yemek kaşığı susam
- 4 yemek kaşığı kekik
- 2 tatlı kaşığı kimyon
- 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber (daha da az konabilir)
- 2 yemek kaşığı sumak
Yapımı ise kısaca bütün malzemelerin mutfak robotundan geçirin. Karpuz çekirdeklerinin kabukları sert olabilir, onlardan arındırmak için kalın süzgeçten geçirip kavanozlayın. Dilerseniz bir kaşık daha sumak susam daha ekleyip kaşıkla karıştırın, güzel bir görüntü verecektir. Kuru bir ortamda, kapalı kavanozda uzunca süre dayanacaktır.