Archive for Şubat, 2006

Hadi biraz daha?

Pazartesi, Şubat 27th, 2006

Sevgili dostlar,

Bir çok kişi yardım yaptı ama hadi bir gayret diyerek toplanan parayı daha da artıralım, ufaklıklara kalıcı bir hediyemiz olsun.

Hatırlatmak istedim. Bizim kampanyamız her ne kadar yarın bitiyor olsa da Derneğin İş Bankası hesap numarasını artık biliyoruz, yardımlarımızı esirgemeyelim.

Nasıl ödeme yapabilirim diyorsanız:  http://ilkproje.blogspot.com/2006/01/ilk-projemiz.html

Zahter

Pazar, Şubat 26th, 2006
zahter.jpg

Batırık tarifini yazarken yorumlar kısmında Dilek’e zahter yapımını anlatacağıma sözvermiştim. Neredeyse bir sene geçecek üzerinden ve ben bir türlü evde zahter yapmaya fırsat bulamamış, ertelemiş durmuştum. Sonunda dün akşam durumu ele aldım ve malzemeleri toparlayıp yapıverdim. Hemencecik de oluyormuş, ne diye beklediysem bunca zaman!

Nedir bu zahter diyecektir birçoğunuz. Arapça kekik demek ve “za’atar” diye telafuz ediliyor yanılmıyorsam. Birçok birbiriyle uyumlu baharattan elde edilen bir toz karışımdan başka bir şey değil aslında. Bir kere damak tadınıza uymayagörsün! Her kahvaltı sofrasında ararsınız.

Demin yaparken bile o çıkan koku deli etti, çocukluğuma götürdü beni. Mersin’in Gözne yaylasındaki evde, taze alınmış pideyle yapılan kahvaltılar, umursuzca geçen çocukluk günlerine. Zahtere batırmadan önce ekmeği yeşil zeytinin limon sıkılmış yağına banınca mı daha iyi oluyor yoksa siyah zeytinin kekikli yağına mı? Sanki en büyük dert oydu o anda.

Genelde kahvaltı sofralarında, zeytinyağa batırılıp çıkarılan ekmeğin bir de zahter kasesine batırılmasıyla tüketilen bu karışımı başka bir çok yerde daha kullanabilirsiniz. Nigella Lawson’ın “Forever Summer” kitabında bahsettiği gibi ince pidelerin üzerine zeytinyağı sürüp üzerine zahter de gezdirip sıcak fırında 3 - 4 dakika tutarsanız değmeyin keyfime! Ya da tavuğunuzun üzerine sürüp öyle ızgaralayabilirsiniz. Aroması yerinde, harika bir karışım oluyor, zaten tüm güney de bunun farkında; benden söylemesi! :)

Amerikaya ilk gelişimde rahmetli nenem bir torba sumak bir torba da zahter vermişti, ‘orada nerden bulacaksın bunları’ diyerek. İkimiz de nerden bilebilirdik ki burada Ortadoğuluların bakkaları var ve hem sumak hem de zahteri poşetleyip satıyorlar. Türkiyede bile bilmediğimiz bir yerden baharat almamaya alışmışken tahmin edersiniz ki burada poşette satılanlardan da hiç almadım.

Bence kesinlikle belirli bir ölçüsü yok zahterin. Bir kere alışınca, aradığınız tadı biliyorsanız kendi karışımınızı malzemelerini de göz kararı ekleyerek tayin edebilirsiniz. Aşağıdaki fotoğraftan da anlaşılacağı gibi benim yaptığım ile teyzemin yaptığının arasındaki renk farkı dağlar kadar. Ama tadı çok da farklı değil. Sanıyorum ki kullandığımız karpuz çekirdeğinin renginden dolayı oldu bu fark.

Tarifi deneyeceklere şimdiden afiyet olsun diyorum ve umarım sizin de hoşunuza gider, dolabınızda bir kavanoz zahteriniz her daim olur.

Gerekenler:

  • 75 gr leblebi
  • 50 gr karpuz çekirdeği
  • 50 gr tuzsuz kuru yer fıstığı
  • 1 yemek kaşığı susam
  • 4 yemek kaşığı kekik
  • 2 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber (daha da az konabilir)
  • 2 yemek kaşığı sumak

Yapımı ise kısaca bütün malzemelerin mutfak robotundan geçirin. Karpuz çekirdeklerinin kabukları sert olabilir, onlardan arındırmak için kalın süzgeçten geçirip kavanozlayın. Dilerseniz bir kaşık daha sumak susam daha ekleyip kaşıkla karıştırın, güzel bir görüntü verecektir. Kuru bir ortamda, kapalı kavanozda uzunca süre dayanacaktır.

zahterler.jpg

Su Böreği

Pazar, Şubat 19th, 2006
Su boregi

Su böreğini lokantada hiç yemedim desem inanır mısınız? Bizim ailede teyzemin ustalık alanına girer ve sağolsun onun sayesinde hepimiz yemesini çok iyi öğrendik ama yapmasını hiç bilmezdik. Geçen yaz aldım tarifi ama ne tarif almak: içindeki yumurta sayısından başka bir de hamurun kaç bezeye ayrılacağı hatırlanması gerekenlerdi. Sonunda dün ilk defa yaptım ama onun yapışına yardım ettiğim zamanlardan aklımda kalanlarla, tarifi yazarken söylediklerini toparlayarak becerdiğimi sanıyorum.

Kesinlikle zahmetli ama sonuç bildiğiniz gibi çok ama çok lezzetli. O kendine has kokusu, açılmış hamur haşlanırken beraber var. Hani bazısı çok yağlı bulur bu böreği. Aslında diğer böreklerden daha az yağ var içinde (en azından bizim yaptığımız tarifte.) Parlak gözükmesi yağından değil, haşlanmış hamurun yağı içine çekmemesinden dolayı bence.

Her ne kadar baklavalık incelikte olmasa da senelerdir böreklik ve burmalık hamur açarak bu işi artık öğrendiğimi sanıyorum. Buna rağmen bir sonraki börek yapışımda, makarna makinesini kullanmayı düşünüyorum ki bakalım teknoloji sayesinde zahmeti biraz daha azaltıp aynı tadı yakalayabiliyor muyuz?

Gelelim Su böreği tarifine:
(32cmlik yuvarlak fırın tepsisi için)

Hamuru:

  • 4 yumurta
  • 2.5 bardak kadar un (daha da fazla olabilir)
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 fincandan az su

Açarken:

  • yarım bardak un + yarım bardak nişasta karışımı

İçi:

  • 300gr beyaz peynir
  • 1 demet maydanoz

Aralara sürmek için:

  • 1 fincan zeytinyağı + 1 fincan erimiş tereyağ

Yapimi:

      1. Unu ve tuzu karıştırıp ortasını havuz şeklinde açıp yumurtaları kırın. Yoğurmaya başlayın ve gerektiğinde su eklemesi yaparak ele yapışmayan, ne çok yumuşak ne de çok sert olan bir hamur hazırlayın.
      2. İkisi diğerlerinden büyük olmak üzere toplam 10 bezeye ayırın ve dinlenmeye bırakın
      3. Beyaz peyniri ufalayıp temizlenmış, kıyılmış maydanoz ile iyice karıştırın
      4. Tezgahınıza hafifçe un + nişasta karışımı serpin ve ufak bezelerden başlayarak herbirini açabildiğiniz incelikte açın. Her ne kadar makbulu yırtık olmaması dense de hamurunuz yırtılsa da kafanızı yormayın derim — börek yaparken o kısımlar belli bile olmaz
      5. Bu arada içine 5lt kadar su + biraz tuz ve zeytinyağı koyduğunuz büyük bir tencerenizi ocağa koyun ve suyu kaynatmaya başlayın
      6. Büyükçe bir bezeden açtığınız hamuru yağlı tepsinize doğrudan yerleştirin, kenarlarını tepsi kenarına doğru yükseltin. Üzerine zeytinyağı + tereyağı karışımından sürün
      7. Hamurları sıcak suda pişirmeye başlamadan, başka bir tencere ya da büyük bir kAseye soğuk su, yanına da kevgiri koyun
      8. Kaynayan suya açılmış hamurlardan birini atıp delikli kepçe sayesinde batırıp 3sn - 1 dk arası pişirin. İki delikli kepçe yardımıyla hamuru sıcak sudan alıp soğuk suya aktarın. Bir müddet sonra da elinizle soğuk sudan çıkartıp kevgire alın ki suyu süzülsün. Bu aşamada bir kaçını avucumda sıkıştırdım ve buna rağmen halA yırtılmadılar. İyice kurulayıp tepsiye koyun. Üzerine zeytinyağı + tereyağı karışımından sürün ve diğer hamuru pişirmeye başlayın. İki ya da üç sırada bir de iç malzemesini hamurların üzerine yaydım (3 kat iç oldu)
      9. En üzerine yine hamuru pişirmeden koyuyoruz ve onun da üzerine zeytinyağı sürüp önceden ısıtılmış 170C fırında 40 - 50 dk, üzeri hafif kızarıncaya kadar pişirin

      Yanında mevsim salatasıyla harika oluyor, bilirsiniz :)

      Afiyet olsun!

      Su boregi
      Su boregi