Archive for June, 2006

Pesto ve Salata Sosu

Tuesday, June 13th, 2006
Pestolu Salata Sosu

Sizi bilmem ama benim en sevdiğim salata sosu klasik olandır; limon suyu + zeytinyağı ve tuz. Sirkeyi oldum olasi sevmem, balsamik sirke dışında. Her gittiğiniz restoranda salatanıza üç beş çeşit sos sunarken hele de marketlerin rafları salata sosu kaynarken benim eve salata sosu almamamın sebeplerinden biri içinde telafuz edemediğim şeylerin bulunması ya da telafuz edebilsem de salata sosunda ne işi var şimdi bunun dediğim başka malzemelerin olması. Benim gibi klasik sosu neredeyse her akşam yemek istemeyen eşim geçen gün “pestolu salata sosu” yapmamı istedi. İnternetten bulduğu tarifi de elime tutuşturdu.
Elbette değişiklik yaptım, çünkü bu tarif fesleğen, sarımsak, peynir gibi pesto malzemeleri isterken elimizde geçen yaz yaptığım, buzlukta sakladığımız pesto vardı. Aşağıda benim kullandığım malzemeleri sıralıyorum, siz de değişik bir tat arıyorsanız salatalarınıza, tavsiye ederim. Bu miktarlarla 1 – 1.5 bardak civarında çıkıyor ve muhtemelen sizler için de bir kerede kullanmaya çok fazla gelecektir. Buzdolabında, kapalı bir kapta saklamanızı, kullanmadan yarım saat kadar Once buzdolabından çıkarmanızı tavsiye ederim çünkü katılaşıyor.

  • 1/4 bardak sızma zeytinyağı (1/4 bardak bir çay bardağının yarısı herhalde)
  • 1/3 bardak mayonez (çay bardağı)
  • 1/4 bardak kefir
  • 1/4 bardak pesto

Bu malzemeleri iyice karıştırın ve işte bu kadar; pestolu salata sosunuz hazır.

Aynı tarifin sonunda tavuk marinede de kullanılabilecek bir karışım olduğunu belirtmişler, biz denemedik ama tahminim güzel olacaktır.

Peki, pestoyu mu nasıl yapıyorum? Benim en sevdiğim tarif Better Homes and Gardens kitabından:

  • 1 bardak dolu dolu, bastırarak ölçtüğünüz fesleğen yaprakları
  • 1/2 bardak bastırarak ölçtüğünüz maydanoz
  • 1/2 bardak rendelenmiş parmesan
  • 1/4 bardak çam fıstığı
  • 1 büyük diş sarımsak
  • bir fiske tuz
  • 1/4 bardak zeytinyağı

Zeytinyağı hariç bütün malzemeleri mutfak robotunuza koyun, bir kaç kere durdurarak, kenarlarından toplayarak parçalatın. Zeytinyağını yavaşça ekleyerek yumuşamış tereyağ gibi bir hal alana kadar karıştırın.

Pesto makarnalarınıza harika bir tat katacaktır! Eğer bu miktarı tamamıyla kullanmayacaksanız hava almaz, buzluğa uygun bir kabınıza yerleştirip saklamanız mümkün. Kitapta her ne kadar 3 aya kadar kullanın diyorsa da geçen yaz yaptıklarımdan bir kısmını yeni açtık ve halA tadı yerindeydi.

Pesto

Maş Fasulyesi Filizi

Thursday, June 8th, 2006
Fasulye Filizi

Bakliyatı, tohumları çimlendirme işini seneler önce bir Hintli arkadaşımda görmüştüm ilk defa — ya da aklımda kalan o var. Maş fasulyesini ıslatıp, üzerine nemli bir bez koyup buzdolabında tutmuştu. Ben de aynı şekilde denemiştim ama becerememiştim ;( Hep takır tukur kalmışlardı. Şimdilerde becerebiliyorum ama; buzdolabına koymadan!

Siz benim maş fasulyesinden bahsettiğim için hakkında çok bir şey bildiğimi sanmayın: ilk defa o Hintli arkadaşımda görmüştüm, doğal olarak İngilizcesini de ondan öğrendim. Türkiyede oldugunu ve Türkçesini de Tijen‘den. Çok uzun bir geçmişim yok yani bu fasulyeyle ama kolayca çimlenmesini ve tadını çok seviyorum. A, B, C ve E vitaminleri içerdiği gibi kalsiyum, demir, magnesyum, potasyum, amino asidler içeren bu fasulyeyi Hint dükkanlarından çok hesaplı almak mümkün.

Genelde salatalara ekleyerek tüketiyoruz çimlenmiş maş fasulyesini ama geçen gün ilk defa sarımsaklı yoğurda karıştırarak denedim ve sıcak bir haftasonunda kolay ve doyurucu bir öğle yemeği yerine geçti. Geçen günlerde Mine ve Sibel de çok güzel birer salata tarifi paylaştılar; aynı salataları haşlama değil de filizlendirme yoluyla yapmak bir başka fikir olabilir.

Filizli SandviçÇimlendirme işini kısaca anlatmak gerekirse: Maş fasulyelerini bir gece suda bekletiyorum. Ertesi gün temiz bir tülbent ya da ince bir mutfak bezine sarıp, öylece ıslatıp, bir kAseye koyuyorum. Mutfak tezgahında, güneş almayan bir yerde duruyor o kasem. Akşam ve sabahları bezi kAseden çıkarıp fasulyeler içindeyken bezi ve kaseyi ayrı ayrı suyun altında çalkalayarak bezi kaseye yeniden yerlestiriyorum. özellikle bugünlerdeki sıcak havalarda çimlenmesi ertesi gün bile olabiliyor ama kışın biraz daha uzun sürebiliyor.

Aynı şekilde diğer fasulye çeşitlerini, brokoli, marul ya da başka sebzelerin tohumlarını çimlendirebilir, sadece salatalarınıza değil özellikle incecik olanlarını sandviçlerinize de ekleyebilirsiniz. Eğer ki tohum çimlendirecekseniz bence bu iş için özel tohumlardan almakta fayda var; ekim, mahsul için toplanan tohumlar özel işlemlerden geçmiş, yemeye müsait olmayabilir. Çok nadir de olsa bazı dükkanlarda ve katalogla satış yapan şirketlerde çimlendirme için özel tohumlar satılır. Gerçi “çimlendirme istasyonları” da satanlar var ama bu gibi aletlerin gerekliliğini sizin takdirinize bırakıyorum.

Lavantalı Kurabiye

Saturday, June 3rd, 2006
Lavantalı Kurabiye

Lavanta kokusu beni çocukluğumda, annemin bir çekmecesinde rastladığım ufak lavanta torbasını hatırlatıyor. Şimdilerde kendi çekmecelerimde de aynı torbacıklardan var, hatta düğünde bizim ufak hediyelerimiz de lavanta torbacıklarıydı hatırlarsanız. Kısaca; seviyorum ben bu lavanta torbacıklarını, saçtıkları güzel kokuyu.

Sadece çiçekleri değil yeşil yaprakları da güzel kokan bu bitkiyi sevmeyen yoktur herhalde. Son zamanlarda daha sık rastladığımız kokulu sabun, losyonlarda tercih edilen kokulardan biri olan lavanta ile aynen vanilyalı şeker yapar gibi şekerinizi de tatlandırmanız (kokulandırmanız mı demeliydim acaba…) mümkün. Tabii o şekerle yapacağınız kurabiyelerin kokusunu hele de fırından çıkınca etrafa saçtığı kokuyu tahmin edebilirsiniz herhalde.

Bir markette doğal kurutulmuş, üzerine kimyasal püskürtme yapılmamış lavanta çiçeği bulduğumda lavanta şekeri yapmaya başlamıştım. Bunun için kendi ölçünüzü belirleyebilirsiniz ama ben 1 bardak şekere 1 yemek kaşığı kuru lavanta çiçeği ayarı ile bir kavanoza karışımımı yapıp kilerin bir köşesine attım. Şeker, lavanta çiçekleri ile hemdem olurken YemekVeBiz grubumuza Deniz lavantalı kurabiye tarifi gönderdi. Tam 4 ay önce oluyor bunlar :) Ben ancak kurabiyeleri yapabildim ve neden daha önce denememişim dedim! Eğer sizin de elinize doğal kurutulmuş lavanta çiçekleri geçerse denemeye değer bir tarif bu bence, tek kusuru biraz çabuk parçalanıyor olması. Deniz’in de dediği gibi sakın ola ki çiçekçilerden almayın kuru lavanta çiçeklerinizi; kimyasal püskürtme yapıyorlar!

Deniz’in paylaştığı tarif Roz Denny’e aitmiş ve lavanta şekeri kullanın demiyordu ama ben öyle yapıverdim ve eminim ki kokusunu daha da artırdı bu.

Gerekenler:

  • Yaklaşık 150gr tereyağ, 5/8 cup
  • 1/2 bardak iki kere rondada çekilmiş şeker
  • 1 yumurta, ayrı bir yerde çırpılmış
  • 1 yemek kaşığı dolusu lavanta çeçeği (kurutulmuş)
  • 1+1/2 bardak un kabartma tozlu un (açıklaması aşağıda)

Kabartma tozlu un: yukarıdaki ölçü için; yaklaşık iki tatlı kaşığı kabartma tozu + bir fiske tuz ile karıştılımış un. Hepsi karıştıktan sonraki ölçüdür 1+1/2 bardak, ayrıca kabartma tozu katılmayacak yani

Yapımı:

  1. Fırını 180 dereceye ısıtın
  2. Önce tereyağı ile şekeri krema haline gelene kadar karıştırın
  3. Arkasından yumurtayi ekleyin gene karıştırın
  4. Lavanta çiçeklerini ile unu da ekleyip karıştırın
  5. Tepsiye pişirme kağıdı serin ve üzerini gene hafifçe yağlayın
  6. Karışımdan iki kaşık yardımıyla düzgün toplar elde edip tepsiye koyun. Elinizle hafifçe bastırın
  7. 15-20 dakika arası altın rengini alana kadar pişirin. Fırından çıkarın ve soğutun

Tarifi paylaştığın için teşekkürler Deniz!