Kurutulmuş Cennet Meyvesi
Kasım 27th, 2006
Cennet meyvesine Trabzon Hurması dendiğini öğrendiğimde neden “hurma” deniyor ki diye düşünmedim değil. Yakınımızda, bu meyvenin bir çok çeşidini yetiştiren, neredeyse bu meyveye ve tarıma kendini adamış Japon bir ailenin bahçesinden, tazecikken alıyorum çoğu zaman. Yeni tanıştığım, elma gibi sert olan cinsi daha çok bekleyebildiği için onu tercih ediyor oldum son iki senedir. Ama sulu sulu, olgun cennet meyvesine de hiçbir zaman hayır demem.
Yine aynı aile bir de kurutulmuşlarını satıyor bu meyvenin. Kurutulmuş cennet meyvelerine hoshi gaki deniyormuş Japoncada. Geçen gün gitmişken ilk defa bu kurularından da aldım ve ilk ısırıkta bu meyveye de hurma denmesinin sebebinin tesadüf olmadığını düşünmeye başladım: kuru cennet meyvesi ile hurmanın tadı o kadar benziyor ki! Hem meyve olgunlaşmadan kurutulduğu halde o burukluğundan da eser yok. Çekirdekler kurumuş, dikkatle yemek gerekiyor.
Nasıl kurutulduğuna gelince: Eylül - ekim aylarında elma gibi sertken toplanan cennet meyveleri soyuluyor, iki tanesi bir ipin ucuna baGlanIp, dengelenip asılıyor. Havanın kuruluğuna bağlı olarak 3 - 7 gün içinde etrafında bir kabuk bağlıyor. Bunu hafifçe yuvarlayarak masajlayıp içinin de yumuşamasını, kurumasını sağlıyorlar. Bu masajlama işlemi 3 - 5 güne bir, 3 - 5 hafta boyunca tekrarlanıyormuş. Sonunda yuvarlanamayacak kuruluğa geldiğinde buzlukta saklıyorlar. Buzlukta saklamalarının sebebi de bizim buraların gereğinden fazla sıcak olması diye düşünüyorum.
Çok çok emek sarfediliyor bu işlem için ama harika bir sonucu var. Mevsimi geçti denemek için, belki seneye?


27 Kasım 2006, 2:08 pm
fethiye’cigim bayiliyorum ben bu meyveye..
19 Aralık 2007, 3:23 pm
ama neye faydalı bu meyve
22 Aralık 2007, 2:03 pm
Ben de bu meyvenin kurusunu Gürcistanda keşfettim ve niye hurma dendiğini, kurusunu yedikten sonra anladım ve hak verdim.Gerçekten kurusu, tazesinden çok daha güzel…
24 Aralık 2007, 3:15 pm
peki neye faydalı dedim ama bilen yok sanırıım))
24 Aralık 2007, 6:18 pm
Nese, bu meyveyi kullanarak yaptigim kekin tarifini yazarken bahsetmistim: “Fuyu cinsinde, Hachiya’ya nazaran 6 kat daha fazla C vitamini varmış. Potasyumu bol bir meyve.”
2 Ocak 2008, 5:23 am
fethiye nasıl yaptın o kekei yazarsan sevinirim
2 Ocak 2008, 9:27 am
Nese, bu baglantidan tarifi bulabilirsin.
4 Kasım 2008, 6:21 am
Tesadüfen sizi keşfettim. Hala Amerikada mı yaşıyorsunuz bilmiyorum. Fakat size yıllar önce Ohioda yaşarken yaptığım bir tarifi vermek istedim. Bir paket torilla ekmeği(12 adet 15 cm çapında) alınır, 250 gram dana veya kuzu kıyma(arap kasaplarda bulunur) ince kıyılmış 1 baş kuru soğan,1 tatlı kaşığı karabiber,tuz, kimyon ve kırmızı biber 2-3kaşık su katılıp pide içi hazırlar gibi hazırlanır. Eğer dana kıyma kulanılırsa 1 yemek kaşığı tereyağı katılırsa çok lezzetli olur. Bu karışım göz kararı 6 parçaya ayrılır.Tortillanın birisini alıp üzerine iç konup iyice yayılır.Üzerine diğer tortilla kapatılır. Hafifce sıvı yağla yağlanmış tavada (tercihan teflon) alt üst iyice kızarana kadar bastıra bastıra pişirilir.Hepsi üstüste konup bıçakla 4 parçaya bölünür. İster sade olarak çayla istenirse sarmısaklı yogurtla öğün olarak yenir.
Umarım beğenirsiniz. Emel Güven