Yeni döndüm Türkiyemden ama…

June 25th, 2010

Kısa tutacağım bu yazıyı; sadece neden arayı yine çok açtım onu haber vermek için yazayım dedim. Ve çok utandıran pisliğimizi, beni nasıl üzdüğünü bir de buradan yazayım istedim.

Küçük adamla başbaşa çıktığımız ilk yolculuk yorucu da olsa çok iyi geçti.  Önce yolculuk sebebimiz olan kuzenimin İstanbul’daki düğünü, üstüne de 2 haftalık Mersin.  Yaşı gereği bu aralar kamyonlara, kepçelere ve dahi tüm araçlara pek düşkün beyimiz.  Mersin’de de neredeyse her sokak kazılıyordu; yanılmıyorsam doğalgaz boruları döşüyorlardı.  Her gün bir “digger” seyretme seansı yaşadık, çalışanların sevgilisi haline geldik.  Hatta bir amcanın kucağında sürdük bile o aletlerden birini. AMAAAAA yollarda ne bir bariyer ne de “aman geçmeyin, kamyonlar, kepçeler yolu toz duman etmiş” diye zerre işarete rastlamadık.  Bu aletlerin yanından geçip de yoluna gidenlere kafayı taktım; ya bir şey olursa bu kadıncağıza yarın gazetede ne diyecekler, kimin ihmali yüzünden bu kaza oldu diyecekler acaba diye.

Zaman zaman da parka gittik, hani Mersin’de sahil boyu olan parklara.  Aslında bu çocuk parkları ve çay bahçeleri harika ama abartmıyorum parklar çok pisler. El kadar, daha iki yaşına girmemiş oğlum bile kumda oynarken bana bulduğu pislikleri göstermedi mi, alıp onları dolup taşan çöplere atmadı mı utandım cidden Mersin’den, çocuk parkına dahi sigara izmariti atan, sahil boyu yürüyüş yaparken elinde çıtırdattığı çekirdeğin kabuğunu fütursuzca yere atan ‘Mersinli’lerden.  Akşamları babasıyla bilgisayarda görüşürken, o gün yaptıklarımızın raporunu geçerken benim “parka gittik” lafımın üzerine babası zor anlasa da Türkçe kelimelerle “pis kum park” dedi ufaklık, bense daha da utandım memleketimden.  Eşim zaten derdi, bu (özellikle turistik alanlardaki) pisliğe çok şaşırdığını söylerdi de 23 aylık bir çocuktan da bu gözlemi duymak koyuyor adama.

Ben mi çok Amerikalı oldum, içinden çıktığum kabuğu beğenmez oldum yoksa o ülke bu ülke pis derken biz kendi memleketimize, kendi insanımıza bakmaz mı olduk.  Galiba ikincisi. Zira çok Amerikalı olsam hayatta takmam Türkiyedeki durumu, içerlemem…

6 Responses to “Yeni döndüm Türkiyemden ama…”

  1. firdevs Says:

    gecen yil istanbul’a gittigimizde bu duruma bende cok bozulmustum :( cop tenekelerinin onune copu atiyorlar yaa !! yani bir adim daha atip da , o copu cop kutusuna atsaniz ne kaybedersiniz kardesim ?

  2. Cano Says:

    Hosgeldin!:-)

    buraya ziyarete gelip de birkac ay kalip donenler bile alisiyorlar da burada, gittiklerinde rahatsiz oluyorlar pislikden, duzensizlikten, trafikden…sen olmussun cok mu?! ;-)

  3. Berceste Says:

    Oncelikle Istanbul’da sizi kacirdigima uzuldum :( Vakit bulur haber edersin belki dedim ama…

    Benim Ingiltere ve Turkiye’yi bu konuda kiyasim soyle idi. Ingiltere’de sokaklar, parklar her yer duzenli, olabildigince temiz(annem en unlu kolejin onundeki mazgalda cocuguna tuvalet yaptiran kadini gosterdikten sonra , publar erken kapanip tuvaletlerini yapacak bira icmis insanlar sokaklarda hacet gideriyor bir hal alinca, ancak olabildince diyorum ). Ama evlerin ici icin, her Ingiliz icin olmasa da ayni seyi soyleyemecegim. Yani hani bizim sartlama diye bir kelimemiz vardir, yer bezi, toz bezi ayridir, evler mis gibi kokar, duzenlidir, o yok cogu ailede. Tuvalet silinen bez bile temizdir bazilari icin ya da toprakli patatesin icine koyduklari sudan tekrar yikamadan patatesi kizartiverirler. Bulasiklari durulama adetleri yoktur vs vs… Ozetle sokak temiz, ev pis… Bizde tam tersi. Evler temiz olsun, hanimlar en iyi ev hanimi secilsin, cok temiz densin ama sokaklar ne olursa olsun…

    Kiyaslanacak kimse yok ki? Pis demeyecekler ki yere cekirdek atana… Sen gene cekirdek kabuklari gormussun. O parklardan siringalar, kondomlar, hersey cikabilir!!! Ingiltere’de de cikabilir ama en azindan bu kadar kontrolsuz degil!

    Sonra hani onlemsiz insaatlar demissin ya, ben Turkiye’de alismistim kendimi korumaya ne guzel. En bozuk yolda bile dusmeden yururdum. Ama Ingiltere’ye gittim ve dondugumde ilk defa cok da bozuk olmayan hafif bir meyilli yolda dustum! 8 ay ayri kalmistim ilk defasinda oysa ki!

    Aliskanlik Fethiye, aliskanlik…

    Cok dusunurum, eger yagmur cok yagmasaydi, Ingiltere bu kadar temiz gorunur muydu diye???

  4. Acalya Says:

    Ben tatile gittiğimde gerilip dönüyorum, burada düzene, çevre temizliğine ve bakımına, insnaların dışarıda birbirlerine gösterdikleri saygıya, yasaların işlerliğine falan alışıyoruz da ondan.

  5. Memin Says:

    Merhabalar. Bende Mersin’liyim ne kadar bakımsız olsada buranın yerini hiç biyer tutmuyor ve ayrıca Berceste ‘de çok güzel söylemiş. Sitenizi çok beğendim sade ve hoş. Yoğurt tarifi ararken tasadüfen gördüm :)) Eğer mümkünse fırında yoğurt nasıl yapılır güveçle beraber detaylı olarak tarif edebilir misiniz.
    İyi çalışmalar..

  6. bsen Says:

    Hic abartmiyorsunuz ve tespitlerinizde cok haklisiniz. Izmirde cocuk parkindaki kuma kopeginin kakasini yaptirani gorunce “sozun bittigi yer” dedim.
    bostanci sahil boyunca cekirdek citletenleri uyarmaktan dilimde tuy bitti. “yerlere cop atmayin” deyince bir de bon bon bakiyorlar sanki dunyanin en acayip seyini soylemisiz. ulkemdeki bazi insanlari anlamakta cok zorluk cekiyorum

Leave a Reply