Archive for the 'Balık' Category

Kekikli, Pul biberli Sardalya

Sunday, August 5th, 2007
Kekikli, Pul biberli Sardalya

Bu ülkeye geldim geleli somon, ton balığı ve alabalık yemekten diğer balıkları unutmuştum nerdeyse. Hani zaten her balığı tanıyan, yiyen bir aileden, yemek kültüründen gelmiyorum ama eskiden daha çeşitli yerdim. Genelde buradaki marketler ilk başta saydığım çeşitlerin dışında da satmıyorlar. Geçen hafta, Taiwanlı bir arkadaşımla konuşurken canım balık istiyor ama ufak balık, somon ya da ton balığı değil dedim. O da beni bir Filipin balık marketine götürdü ve sorun böylece halloldu. Sardalya, tekir, barbun… hepsini buldum! Ufak uskumru bile vardı ama vakti değil diye düşünüp ona yanaşmadım.

Sardalya aldım da nasıl yapacağım ben bunu! Hiç olmazsa bildiğim yöntem asma yaprağında ızgaralamak. Evde asma yaprağı kalmamış derken geçen Erik Bahçesinde yayınladıkları sardalya tarifi ile bir başka balıksever arkadaşlarım aklıma geldiler. Hemen rotayı o tarife çevirip bahçeye çıktım kekik topladım ve hazırladığım balıkları marineye yatırdım. Hava çok sıcak olduğundan ve sadece 1kg balık için mangal yakmaya üşendiğimizden mini fırında, ızgara üzerinde sadece üstten kızartarak pişirdim. Gerçekten çok lezzetli oldu, tavsiye ederim.
Yanında köz patlıcan ve biber salatası ve rakı da vardı. Salatanın tarifini bir sonraki yazıda vereceğim.

Tarif aldığım gibi aktarıyorum. Benim malzemede yaptığım ufak değişiklikler italik yazılı

  • 1 kg sardalya
  • 100 ml sızma zeytinyağı
  • 2 tatlı kaşığı kekik (mumkunse taze) – 2 yemek kaşığı taze kekik
  • 2 tatlı kaşığı kırmızı pul biber – biber olmasına rağmen bu kadar koydum daha azaltılabilir
  • 1 tatli kasigi tuz

Sardalyaları iyice temizleyip kılçıklarından da arındılır. Bu işlem sırasında karınlarından açarak “kelebek” şeklinde kesilir. Temizlenmiş sardalyalar yayvan bir kapta yağ, kekik ve pul biberli marinede en az yarım saat bekletilir. Baliklar tuzlandıktan sonra açık karınlarından çiftler halinde birbirlerine yapıştırılıp kömür ateşinde mangalda (ya da benim gibi tembel işi fırın ızgarasında) pişirilir.

Sardalya Marine

Kolay ton balığı

Monday, May 7th, 2007
Ton Balığı

Ton balığının çok kolay bir hazırlanış yöntemini dondurulmuş aldığımız balıkların poşetinin üzerinden aldım. Sushi severler olarak wasabi ile ton balığının birlikteliğini zaten severdik bu tarifi denediğime de pişman olmadım. Yalnız yine de yeterince wasabi tadı almamış diye düşündük. İyi ki un haline gelen wasabili bezelyeler artmıştı, onları servis yaptığımız balıklara serpiştiriverdik.

Wasabi nedir diyeceksiniz. Sözlükte yabanturpu diye geçen horseradish tozu. Sushi sunarken yanında bir parça da macun haline getirilen bu tozdan verirler. Dikkatli olmazsanız sinüslerinizi açabilecek kadar güçlü bir tadı var. Bir de bezelyeleri bu toza batırıp da elde edilen bir tat var ki onu anlatmam mümkün değil, denemeniz lazım. Yeşil leblebi gibi ama bizim leblebi kadar masum bir tadı yok. Yemediyseniz bir Uzakdoğu dükkanından ya da Trader Joes gibi bir yerden alın derim. Umarım seversiniz.

Yanında tabii ki salata ve dilim zencefiller (hani şu sushi yanında da verilen zencefil turşusu – her ne kadar turşu demeye dilim varmıyorsa da)…

4 kişilik

  • 4 tane, her biri 150 – 200 gr ton balığı filetosu
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 bardak dolusu wasabi kaplı bezelye
  1. Bezelyeleri ekmek kırıntısı gibi olana kadar havanda dövün ya da mutfak robotuna bırakın işi
  2. Balıkların her iki yanını hafifçe yağlayıp bezelye kırıntılarına batırın
  3. Isınmış zeytinyağ + teyeyağ karışımında her bir yanını 1 dk pişirin

Afiyet olsun! 5dk bile sürmedi yemek hazırlamanız!

Alabalık Dolması

Sunday, April 15th, 2007
Alabalık Dolması

Bir arkadaşımdan ödünç aldığım rahmetli Tuğrul Şavkay’ın derlediği Halk Mutfağımız adlı kitabın ilk cildine bakarken fotoğrafından seçtiğim bu yemeği sonunda tüm alabalık bulunca denedim. Biz gayet memnun kaldık ve bir yemek daveti için yapılabilecek zahmetsiz, göze hitap eden yemekler listesine aldık.

Az pirinçli zeytinyağlı dolma içinden başka bir şey değil aslında ama yine de tarifi kendi yaptığım ufak tefek değişikliklerle veriyorum. İç malzemesini bir gece önceden hazırladım, ertesi gün sadece 35dk sonra yemek hazırdı.

  • 1.5kg alabalık (kafaları kopartılmadan temizlenmiş – 5 adet)
  • 2 orta boy soğan
  • 2 orta boy domates (250 gr)
  • yarım demet maydanoz
  • 10 – 15 tane taze asma yaprağı (geçen sene dondurmuştum, onlardan bir avuca denk gelecek kadarını kullandım)
  • 3 çorba kaşığı kuş üzümü
  • 3 çorba kaşığı çam fıstığı
  • 1/4 su bardağı pirinç
  • 1/2 su bardağı zeytinyağı
  • 7- 8 defne yaprağı
  • 2 limon
  • karabiber
  1. Maydanoz ve asma yapraklarını incecik kıyın. Soğanları ikiye bölün, halka halka kesin. Domatesleri soyup ufak kup halinde doğrayın
  2. Yağı bir tencereye koyup ısıtın. Çam fıstıklarını ekleyin, renkleri pempeleşince soğan halkalarını ilave edin. Onların da rengi dönünce pirinçleri ekleyin 2 – 3 dk kavurun. Asma yaprakları, maydanoz, domates, kuşüzümleri, karabiber ve 100ml su ekleyip bir taşım kaynatıp ateşten alın. Kapağını kapatıp dinlendirin.
  3. İç malzemesi biraz soğuyunca balıkları bir daha yıkayıp kağıt havlu ile kurulayın, az yağlanmış tepsiye dizin. İçlerine malzemeyi paylaştırın, üzerlerine kabuğu soyulmuş limonları dilimleyin, defne yapraklarını aralarına serpiştirin
  4. 180C fırında 30 – 35dk pişirin

Afiyet olsun!