Archive for the 'Vejetaryen' Category

Menemen

Sunday, July 30th, 2006
Menemen

Malzemelerinin çoğunu bahçeden toplayıp da yaptığımız, yaz yemeklerimizden biri menemen. O yüzden önceden hazırlık gerekmeden, eve yorgun geldiğim bir çok iş günü beni yemek düşünme derdinden kurtardı. İçine zerre tatlandırıcı konmasa da nedense bana domatesin ve soğanın kendi sularında pişmelerinden kaynaklı hafif tatlı gibi gelir menemen hep. Yanında tazecik biber ve kızarmış ekmekle tam bir yaz öğünü.
Ölçü vermekte zorlanabileceğiniz yemeklerden biri olan menemeni geçen gün ilk defa, buraya da yazarım diyerek ölçtüm.

Menemen (iki kişilik)

  • 250 gr olgun domates
  • 150 gr yeşil, çarliston ya da körpe, dolmalık biber
  • 150 gr soğan (iki ufak soğan)
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 3 yumurta
  • tuz, karabiber

servis için

  • üzerine serpiştirmek için maydanoz
  • çarliston biber

Domates, biber ve soğanları ufak doğrayın. Soğan ve biberleri zeytinyağında pişirin, yumuşadıklarında domatesleri de ekleyin. Domatesler sularını saldıktan sonra, tam olarak çekmeden başka bir yerde çırptığınız yumurtaları ekleyin, iyice karıştırın. Damak tadınıza göre tuz ve karabiberi de ekleyip suyunu çok çekmeden servis yapın.

Afiyet olsun!

Maş Fasulyesi Filizi

Thursday, June 8th, 2006
Fasulye Filizi

Bakliyatı, tohumları çimlendirme işini seneler önce bir Hintli arkadaşımda görmüştüm ilk defa — ya da aklımda kalan o var. Maş fasulyesini ıslatıp, üzerine nemli bir bez koyup buzdolabında tutmuştu. Ben de aynı şekilde denemiştim ama becerememiştim ;( Hep takır tukur kalmışlardı. Şimdilerde becerebiliyorum ama; buzdolabına koymadan!

Siz benim maş fasulyesinden bahsettiğim için hakkında çok bir şey bildiğimi sanmayın: ilk defa o Hintli arkadaşımda görmüştüm, doğal olarak İngilizcesini de ondan öğrendim. Türkiyede oldugunu ve Türkçesini de Tijen‘den. Çok uzun bir geçmişim yok yani bu fasulyeyle ama kolayca çimlenmesini ve tadını çok seviyorum. A, B, C ve E vitaminleri içerdiği gibi kalsiyum, demir, magnesyum, potasyum, amino asidler içeren bu fasulyeyi Hint dükkanlarından çok hesaplı almak mümkün.

Genelde salatalara ekleyerek tüketiyoruz çimlenmiş maş fasulyesini ama geçen gün ilk defa sarımsaklı yoğurda karıştırarak denedim ve sıcak bir haftasonunda kolay ve doyurucu bir öğle yemeği yerine geçti. Geçen günlerde Mine ve Sibel de çok güzel birer salata tarifi paylaştılar; aynı salataları haşlama değil de filizlendirme yoluyla yapmak bir başka fikir olabilir.

Filizli SandviçÇimlendirme işini kısaca anlatmak gerekirse: Maş fasulyelerini bir gece suda bekletiyorum. Ertesi gün temiz bir tülbent ya da ince bir mutfak bezine sarıp, öylece ıslatıp, bir kAseye koyuyorum. Mutfak tezgahında, güneş almayan bir yerde duruyor o kasem. Akşam ve sabahları bezi kAseden çıkarıp fasulyeler içindeyken bezi ve kaseyi ayrı ayrı suyun altında çalkalayarak bezi kaseye yeniden yerlestiriyorum. özellikle bugünlerdeki sıcak havalarda çimlenmesi ertesi gün bile olabiliyor ama kışın biraz daha uzun sürebiliyor.

Aynı şekilde diğer fasulye çeşitlerini, brokoli, marul ya da başka sebzelerin tohumlarını çimlendirebilir, sadece salatalarınıza değil özellikle incecik olanlarını sandviçlerinize de ekleyebilirsiniz. Eğer ki tohum çimlendirecekseniz bence bu iş için özel tohumlardan almakta fayda var; ekim, mahsul için toplanan tohumlar özel işlemlerden geçmiş, yemeye müsait olmayabilir. Çok nadir de olsa bazı dükkanlarda ve katalogla satış yapan şirketlerde çimlendirme için özel tohumlar satılır. Gerçi “çimlendirme istasyonları” da satanlar var ama bu gibi aletlerin gerekliliğini sizin takdirinize bırakıyorum.

Spagetti Kabağı

Wednesday, May 24th, 2006
Spagetti Kabağı

Geçen sene sebze bahçesini düzenlerken bir yakınım “spagetti kabağı” da ekmemi önermişti. O da nedir ki dedim; piştikten sonra içi lif lif ayrılabilen bir kabak cinsiymiş ve özellikle diyettekiler ya da çölyak hastalarına, makarnaya alternatif olarak tavsiye edilirmiş.

Böylece bir fide almıştım. Yaz boyunca sıcaklarda çılgına dönen bitki herbiri en az 1kg olmak üzere toplam 6 ya da 7 tane kabak sundu bizlere. Hasat zamanı geldiğinde ben de çok hevesli bir şekilde aşağıda da anlatacağım yöntemle pişirmiş, beklediğim gibi ince ince, tel tel bir içi olmamasına üzülmüştüm. Sonradan okudum ki durdukça, içi biraz kurudukça daha da tel tel olurmuş bu kabak. Zaten sert kabuklu diğer kabaklar gibi bunun da saklama süresi bayağı bir uzun olduğu için bunca zaman kilerde bekledi kabaklar. Sonunda geçen gece yapıverdim. Üzerine sos koymadan yedik ama peynir ya da dilediğiniz makarna sosuyla da yenebilir ve o zaman eminim daha da lezzetli olur.

Spagetti Kabağı
 
Spagetti Kabağı

Amerikada yaşayanlar bu kabağı marketlerde yıl boyu bulabilirler ama Türkiye’de ya da başka bir ülkede elinize geçer mi hiç bilmiyorum. Fotoğrafta da gördüğünüz gibi uzunca yapısı var. Tadını ben seviyorum ama eşim hiç haz etmiyor; zaten pişmiş sebze sevmeyen bir kişi olduğu için bu kabağın tadıyla bir alakası yok aslında. Kendinden çok hafif tatlı ve alışması zor olmayan bir tadı olan bu kabağı pişirmek de çok kolay. Ben her ne kadar fırında pişirmeyi tercih ettiysem de mikrodalgada ya da kaynatarak da pişiriliyor.
En yukarıdaki fotoğrafta pişmiş hali var ama içinde zerre yağ olmadığı halde ne kadar da parlak görünüyor değil mi?

Enlemesine ikiye bölün ve içindeki çekirdekleri çıkartın. Kestiğiniz kısımları aşağıya gelecek bir şekilde bir tepsiye oturtun ve 175C (350F) fırında, yumuşayana kadar pişirin. Eğer mangalda uzun süren bir işiniz varsa, ortadan kesilmiş kabakların ağızlarını aluminyum folyo ile kaplayıp ızgaranın üzerine koyabilirsiniz. Pişmesi her halukarda, yukarıda belirttiğim sıcaklıkta bir fırında 30 – 40dk arasında sürüyor. Biraz soğuduktan sonra da bir çatal yardımıyla içini kazıyorsunuz ve elinizde makarna alternatifi kabak yemeğiniz.

Spagetti Kabağı