Archive for the 'Kahvaltı' Category

Zahter

Sunday, February 26th, 2006
zahter.jpg

Batırık tarifini yazarken yorumlar kısmında Dilek’e zahter yapımını anlatacağıma sözvermiştim. Neredeyse bir sene geçecek üzerinden ve ben bir türlü evde zahter yapmaya fırsat bulamamış, ertelemiş durmuştum. Sonunda dün akşam durumu ele aldım ve malzemeleri toparlayıp yapıverdim. Hemencecik de oluyormuş, ne diye beklediysem bunca zaman!

Nedir bu zahter diyecektir birçoğunuz. Arapça kekik demek ve “za’atar” diye telafuz ediliyor yanılmıyorsam. Birçok birbiriyle uyumlu baharattan elde edilen bir toz karışımdan başka bir şey değil aslında. Bir kere damak tadınıza uymayagörsün! Her kahvaltı sofrasında ararsınız.

Demin yaparken bile o çıkan koku deli etti, çocukluğuma götürdü beni. Mersin’in Gözne yaylasındaki evde, taze alınmış pideyle yapılan kahvaltılar, umursuzca geçen çocukluk günlerine. Zahtere batırmadan önce ekmeği yeşil zeytinin limon sıkılmış yağına banınca mı daha iyi oluyor yoksa siyah zeytinin kekikli yağına mı? Sanki en büyük dert oydu o anda.

Genelde kahvaltı sofralarında, zeytinyağa batırılıp çıkarılan ekmeğin bir de zahter kasesine batırılmasıyla tüketilen bu karışımı başka bir çok yerde daha kullanabilirsiniz. Nigella Lawson’ın “Forever Summer” kitabında bahsettiği gibi ince pidelerin üzerine zeytinyağı sürüp üzerine zahter de gezdirip sıcak fırında 3 – 4 dakika tutarsanız değmeyin keyfime! Ya da tavuğunuzun üzerine sürüp öyle ızgaralayabilirsiniz. Aroması yerinde, harika bir karışım oluyor, zaten tüm güney de bunun farkında; benden söylemesi! :)

Amerikaya ilk gelişimde rahmetli nenem bir torba sumak bir torba da zahter vermişti, ‘orada nerden bulacaksın bunları’ diyerek. İkimiz de nerden bilebilirdik ki burada Ortadoğuluların bakkaları var ve hem sumak hem de zahteri poşetleyip satıyorlar. Türkiyede bile bilmediğimiz bir yerden baharat almamaya alışmışken tahmin edersiniz ki burada poşette satılanlardan da hiç almadım.

Bence kesinlikle belirli bir ölçüsü yok zahterin. Bir kere alışınca, aradığınız tadı biliyorsanız kendi karışımınızı malzemelerini de göz kararı ekleyerek tayin edebilirsiniz. Aşağıdaki fotoğraftan da anlaşılacağı gibi benim yaptığım ile teyzemin yaptığının arasındaki renk farkı dağlar kadar. Ama tadı çok da farklı değil. Sanıyorum ki kullandığımız karpuz çekirdeğinin renginden dolayı oldu bu fark.

Tarifi deneyeceklere şimdiden afiyet olsun diyorum ve umarım sizin de hoşunuza gider, dolabınızda bir kavanoz zahteriniz her daim olur.

Gerekenler:

  • 75 gr leblebi
  • 50 gr karpuz çekirdeği
  • 50 gr tuzsuz kuru yer fıstığı
  • 1 yemek kaşığı susam
  • 4 yemek kaşığı kekik
  • 2 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber (daha da az konabilir)
  • 2 yemek kaşığı sumak

Yapımı ise kısaca bütün malzemelerin mutfak robotundan geçirin. Karpuz çekirdeklerinin kabukları sert olabilir, onlardan arındırmak için kalın süzgeçten geçirip kavanozlayın. Dilerseniz bir kaşık daha sumak susam daha ekleyip kaşıkla karıştırın, güzel bir görüntü verecektir. Kuru bir ortamda, kapalı kavanozda uzunca süre dayanacaktır.

zahterler.jpg

Tatlı Patatesli Ekmekçikler

Wednesday, February 15th, 2006
Tatli Patatesli Ekmekcikler

Kahvaltılık tariflere yenisi eklensin istemez miyiz? Hele ki yapımı ve de pişirimi uzun sürmeyen tarifler! Arkadaşım Deniz bu tarifi verirken çok lezzetli olduğunu, kahvaltıda ılık ılık yediklerini de söylemişti. Aynen katılıyorum! Alıştığımız ekmeklerden tatlılar ama kesinlikle bir kurabiye kadar tatlı değiller. Bir öğleden sonra, çayın yanına hafif bir kurabiye niyetine de yapıp yiyebilirsiniz. Hele de o limon ve portakal aroması yok mu! Patates hamuru o kadar yumuşak tutuyor ki, bir an poğaça mı yiyorum diye düşünebilirsiniz. Ama içinde ne tereyağ var ne yumurta. E, daha ne istersiniz?

Kısacası: denerseniz sizin de beğeneceğinize eminim. :)

Gerekenler:
(12 adet ufak ekmekçik)

    • 2 bardak un
    • 1 yemek kaşığı kabartma tozu
    • 1/2 tatlı kaşığı tuz
    • 1/4 bardak zeytinyağı
    • 1 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi
    • 1 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi
    • 3/4 bardak, haşlanmış, püre edilmiş patates (püre haliyle 3/4 bardak)
    • 1/3 bardak bal
    • yaklaşık 1/3 bardak süt

    Yapımı:

    1. Fırını 200C’de ısıtın.
    2. Un, kabartma tozu ve tuzu bir kapta karıştırın. Yağı ekleyin. Ardından limon ve portakal kabuklarını ekleyin. Onun ardından da patates ve balı. Elinize yapışmayan kıvama gelene kadar süt ekleyin. Yumuşak olacak hamur ama eline yapışmamalı.
    3. İki ceviz büyüklüğünde alıp avcunuzda yuvarlayın. Yağlanmış (ya da yağlı kağıt serilmiş) tepsiye dizin. önceden ısıtılmış fırında 15 – 18 dakika, üzeri hafif kahverengi olana kadar pişirin.

    Afiyet olsun ve tarif için teşekkürler Deniz!

Tatlı Üçgenler

Saturday, September 17th, 2005


Scones

Haftasonu kahvaltılarında sizler de farklı tatlar arıyorsanız ve bir yarım saatinizi ayırabilecekseniz bu tatlı üçgenleri bir ara denemenizi tavsiye ederim. Aslında öğleden sonraları, bir fincan kahvenin, iyi demli bir bardak çayın yanına da çok yakışıyorlar.

Çoğunlukla yeni bitme kahvecilerde rastlanıyor bugünlerde ama ismi ve tarihçesi çok eskilere dayanıyormuş. Kuzey İngiltere ve/veya İskoçyadan çıkageldiği söylenen bu üçgen ekmekçiklere aslında “scone” deniyor. Zamanında büyük, yuvarlak yapılırlarmış, şimdilerde o büyük yuvarlaklar 6 üçgene bölünüyor.

Yapımı gerçekten kolay ve kesinlikle elektrikli karıştırıcı kullanmayın derim. Hatta çatal ve bıçak ile karıştırın ve elinizi de bulaştırmayın; elinizin sıcaklığı içindeki tereyağı fırından önce eritmesin. Böylece içi yumuşacık, kat kat bir hamur oluyor.

Yulafla yapılanlar orijinaline daha yakınlarmış ama benim bahsedeceğimde genelde evde bulunan malzemeler kullanılıyor. Tarifi aldığım site: http://joyofbaking.com/SconesCoffeehouse.html

Gerekenler:

  1. 2 bardak un
  2. 1/4 bardak şeker
  3. 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  4. 1/4 tatlı kaşığı karbonat
  5. 1/4 tatlı kaşığı tuz
  6. 110 gr tuzsuz tereyağ (soğuk ve ufak parçalara bölünmüş halde)
  7. 1/2 bardak kuru meyveler (yaban mersini, kiraz, visne, üzüm, kuş üzümü, artık hangisini canınız isterse)
  8. 2/3 bardak süt + 1 tatlı kaşığı sirke (ya da 2/3 bardak kefir)

Üzerine sürmek üzere:

  1. 1 yumurta
  2. 1 yemek kaşığı süt

Yapılışı:

  1. Fırınızı 200C (400F) ayarlayın
  2. Büyükçe bir kAsede un, şeker, kabartma tozu, karbonat ve tuzu iyice karıştırın
  3. Ufak tereyağ parçacıklarını ekleyin ve çatal & bıçak yardımıyla unlu karışıma, ekmek parçacıkları görünümü alana kadar karıştırın. Elinizle karıştırmak her ne kadar cazip gelse de yapmayın ;)
  4. Kuru meyveleri ekleyin
  5. Sütlü karışımı da ekleyip hamur toplanana kadar karıştırın. Yine elinize hakim olup çatalla yapın bu karıştırma işlemini
  6. Hafifçe unlanmış bir tezgaha alıp elinizle top haline getirip yoğurun ve 18cm çapında ve 3.75cm kalınlığında bir hamur yapın
  7. Önce ikiye, sonra da her parçayı 3′e bölüp toplam 6 tane üçgen elde edin
  8. Fırın tepsinizin üzerine yağlı kağıt serip üçgenleri de onun üzerine yerleştirin
  9. İyice çırpılmış yumurtaya sütü ekleyip üçgenlere sürün, dilerseniz üzerine şeker de serpebilirsiniz, ben genelde koymuyorum
  10. Böylece fırına sürün ve 20 – 25dk kadar pişirin. Üzerleri kızarmış, ortasına batırılıp da tertemiz çıkan kürdan testini de geçtilerde piştiler demektir.
  11. Tepsiden alıp tel üzerinde 5 – 10dk soğumaya bırakın

Afiyet olsun!

Not: Türkçe isim bulma arayışıma yardımcı olan Oya’ya çok teşekkür ederim.