
Karşınızda meşhur kefir taneleri! Sevgili Evcini‘ne siteme kefir fotoğraflarını koyarım diyeli, bu sözü vereli bayağı oluyor ama seyahatti şuydu buydu derken sonunda bugün ekleyebiliyorum.
Görüldüğü üzere beyaz böğurtlenleri (yok tabii öyle bir şey) andıran yaratık bunlar. Bunları sütle “mayalıyorsunuz” ve oluyor size kefir içeceği. Tadı anlatması zor, ekşimsi bir şey. Aslında aynen yoğurttaki gibi ne kadar uzun süre tutarsanız mayalanma esnasında o kadar ekşi oluyor. Ben genelde akşam yemeğinden sonra mayalamaya başlıyorum, sabah da şöyle bir çevirip çalkalıyorum bulunduğu kavanozu ve yine akşama kadar beni bekliyorlar. Akşam olunca kefir tanelerini kefirden ayırıp yeni bir kavanoza koyuyor, üzerine süt koyup yine mayalamaya bırakıyorum. Bu kefiri de buzdolabına koyup ertesi akşam içene kadar bekletiyorum, bence soğukken tadı daha da güzel.
Peki, ben bunu neden yapıyorum?
Sütteki laktosu eritememe gibi bir sorunum var, şişlik ve gaz yapıyor. Hani, sizde de vardır belki de farkında değilsinizdir; olabiliyor ve panik olmayın, bir enziminiz eksik demektir. Yaşla daha da ilerleyebiliyor bu iş ve herkesin tepki verdiği süt ürünleri farklı (peynir çeşidi demek daha doğru aslında.) Yoğurtta yok laktos ve sağolsun kefir tanecikleri, onlar da bitiriyorlar bunları ve ben de rahatça `süt’ içebiliyorum. Daha detaylı bilgi için İngilizce bilenleri buraya davet ediyorum.
Bu tanecikleri kullanırken dikkatli olmak gereken bir kaç husus var:
- Metale değmekten pek hoşlanmıyorlar. Mayalama işini kapağı plastik olan cam bir kavanozda yapmanızı tavsiye ederim. Olmuş kefiri süzerken de bir çok yol denedim. Sonunda teker teker elimle alma yolunu seçtim. Biraz garip gibi geliyor bu ama sizin de kefir taneleriniz 1 - 2 hafta içinde 4 katına çıkarsa siz ne yapardınız acaba?
- Mayalamayı oda sıcaklığında, mümkünse karanlık bir ortamda yapmak gerekiyor. Ben bir mutfak dolabına koyuyorum.
- Hani canınız içmek istemiyor artık ya da elinizde çok birikti, onları bitireyim de sonra mayalamaya devam edeyim diyorsanız içi süt dolu kapla buzdolabında bekletin. Bekliyorlar, seslerini çıkartmadan. Ben bu işi çok yaptım ve benimkiler halA capcanlı, büyüyüp duruyorlar.
- Kesinlikle ama kesinlikle mayaladığınız kanavozun kapağını sıkı sıkı kapamayın.
Bunca zahmete değer mi, gidip de marketten alırım diyor gibisiniz. Yok! Aynı tad yok markettekinde. Aslında bunu demekle birlikte Türkiyede satılanların tadını bilmiyorum. Burada ille de ahududu, çilek vs ile karıştırılmış satıyorlar; sadesini bulmak için de Rus marketine gitmeniz lAzım. Ben elimdekini ahududu ile karıştırmıştım bir kere, yine de marketteki gibi olmamıştı. Evdekinin tadı çok daha güzel ve anlaşıldığı üzere yapımı da hem kolay hem de ekonomik.
Benim de olsun bu tanelerden, benim neyim eksik diyorsunuz değil mi? http://66.46.11.99/clarkson/Show/Clarkson/kefir/default.asp sitesinde, paylaşmak isteyenlerin listesi var. Yakınınızda birini seçip ondan rica edin. Çoğunlukla posta masrafını karşıladığınız sürece başka bir şey istemiyor, gönderiyorlar. Yahoo Grouplarında ise Türkçe kefirtaneleri ve İngilizce kefir_making adlı gruplar var. Özellikle İngilizcesinde bir çok tarif de paylaşılıyor.
Başka… Hmm. Şu anda aklıma bir şey gelmiyor. Sorunuz, yorumunuz varsa ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. :)
Yarın bir de mayalanmış halinin fotoğrafını ekleyeceğim. Şimdi mayalanıyorlar da…
Güncelleme:
Ben belki biraz uzun tutuyorum mayalanma esnasında ama sevdiğim tadı ancak öyle yakalayabiliyorum. Fikir vermesi açısından bu fotoğrafları da ekliyorum:
Mayalanırken:

Mayalanması bitmiş hali:

Sağlıklı kalın!