Archive for the 'Kış' Category

Karalahanalı Bulgur Pilavı

Çarşamba, Ocak 10th, 2007
Kara Lahanalı Bulgur Pilavı

Pirinç pilavı yemeyeli, eve pirinç almayalı en az bir sene kadar oluyor.  Önceden alınmış, hala bitmemiş pirinçler kurtlanmadan kullanmalı ama ikimiz de bulguru tercih ettiğimizden o pirinçlerin sonu ne olacak merakla bekliyorum..

Hayatımda görmediğim ama tatmak istediğim karalahanayı bahçede büyütme sevdasına düşünce tohumlarını geçen sene almıştım, bu sene sonbaharda sebze bahçemize diktim.  Sanıyorum ki Türkiyede bilinen, alışagelinmiş kara lahanadan görünüş itibariyle daha farklı benimkiler, zaten Rus / Sibirya karalahanası diye satılıyordu.  Geçende toplayıverdim bir miktar ve pilava ekledim, ikinci yapışımda daha da artırdım lahana miktarını ama keşke daha da toplasaymışım; eriyip gidiyorlar pişince.  Saplarını atmadım, buzlukta belki mercimekli bir yemek belki de bir çorbaya eklenmeyi bekliyorlar.
Yanında ev yapımı yoğurt ile yedik. Taze malzemelerle yapılmış mütevazi bir yemek; daha ne isterim?

  • 1 bardak pilavlık bulgur
  • 2 bardak su (tercihen et, tavuk ya da sebze suyu)
  • 400 gr kara lahana — ayıklandıktan sonra yeşil kısımları 250gr gelmedi bile.  Daha da artırılabilir bu miktar
  • 1 büyükçe soğan
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • tuz

Soğanı ayıklayıp incecik doğrayın. Karalahanaları yıkayıp saplarını kesin, yeşil kısımlarını da 2 cm kalınlığında doğrayın.
Pilava ekleyeceğiniz suyu ısıtın, kaynama derecesine gelince orta büyüklükteki tencerenizde zeytinyağını ısıtıp salça ve soğan parçalarını ekleyin, kısa bir süre soteleyin. Bulgur ve karalahanaları ekleyin, karıştırın, suyu ve tuzunu ekleyip ateşin hararetini azaltın, tencerenin kapağını kapatıp suyunu çekene kadar pişirin.

Rus / Sibirya Karalahanası

Noel Pudingi

Çarşamba, Ocak 3rd, 2007
Noel Pudingi

Adı Noel Pudingi ama bizim dilimize yerleşen puding ile pek alakası olmayan, yumuşak ama dolu dolu bir yapısı olan bir tatlı. Noelde gelemeyip yılbaşında bizlerle olan misafirlerimiz getirdiler. Geçen sene de aynı pudingi yediğimizden dört gözle bekliyorduk. Ben hiç yapmadım ama tarifini veriyorum, denemek isteyen olursa diye. Fotoğraftaki, aşağıdaki ölçülerin üçte biri ve bence 8 kişiye, çok büyük olmayan porsiyonlarla servis yapılırsa yeter.  Bana göre çok ağır bir tatlı oluyor (bir o kadar da lezzetli!) o yüzden çok yemek de mümkün değil aslında.

Sunumu çok özel olabiliyor bu pudingin. Denemenizi tavsiye ederim, alkolu yakarken dikkatli olun ama. Ne olur ne olmaz…

  • 300 gr kuru sarı üzüm
  • 300 gr kuş üzümü
  • 250 gr kuru üzüm
  • 50 gr badem, kabuğu soyulmuş ve ince kıyılmış
  • 1 tatlı kaşığı kuru zencefil tozu
  • 250 gr un
  • bir fiske tuz
  • 450 gr kahverengi şeker
  • 250 gr karışık, meyve kabuğu şekerlemesi
  • 1 tatlı kaşığı rendelenmiş muskat
  • 250 gr ufalanmış bayat ekmek içi
  • 225 gr tereyağ
  • 6 yumurta
  • 4 yemek kaşığı koyu bira (guiness gibi, stout)
  • 1 sulu portakalın suyu
  • 1 şarap kadehi brandy
  • 500 ml süt
  1. Büyükçe (en az 3 litrelik), ateşe dayanıklı bir kabınızı yaglayın. Kuru üzümleri ve bademleri doğrayın. Un ve baharatlari beraberce eleyin. Bütün malzemeyi karıştırın ve sıkıca kapatın, içine su doldurduğunuz bir başka tencerenin içine oturtup harlı ateşte 6 - 7 saat kaynatın. Su azaldıkça eklemeyi unutmayın ve kaynayan suyun pudingin içine girmemesine dikkat edin. Sudan çıkartın, temiz, kuru bir bezle üzerini kapatın, soğuyunca buzdolabınıza kaldırıp kullanacağınız gune kadar bekletin.
  2. Servis yapmadan 1.5 saat önce, pişirirken kullandığınız yöntem gibi, içi su dolu bir tencereye, pudingin üzerine su sıçramayacak şekilde oturtup (üzerine yağlı kağıt kaplayabilirsiniz) ve 1 saat kadar kaynatın.
  3. Ufak bir cezvede yarım fincan kadar brandy ya da rum gibi bir alkolu ısıtın, o sırada alkol de ateş alacaktır. Pudinginizin üzerine getirirken altına bir tabak tutun ki yangına sebep olmayın. Bahsettiğim miktar alkol 30sn bile yanmıyor.

Afiyet olsun ve iyi eğlenceler. ;)

Aralık Sonu, Çiçekler…

Pazartesi, Aralık 25th, 2006
Yılbaşı Çiçeği

Evimizdeki yışbaşı çiçeğimiz özenle yılın bu vaktini bekliyor, sonra da durmaksızın çiçek açıyor bir 15 gün kadar. Bu bitkinin sadece 5cm kadar bir boğumunu 6 sene önce bir arkadaşımdan aldığım düşünülürse her sene ne kadar büyüdüğünü tahmin edersiniz, bundan sonra daha da çok büyümez ama.

poinsettia

Komşularımızdan birinden gelen, Poinseitta. Yine yılbaşı, Noel zamanı kıpkırmızı açan bu bitkinin sarı çiçeklisi de var ama tercih harika kırmızı renginde. Genelde bu dönemde alınıp sonra da yapraklarını dökünce atılan bu bitkiyi yaşatmak isterseniz, bir daha kırmızı çiçek açmasını sağlamak için biraz sabır gerekiyor. Dinlenmeye ihtiyacı var diyor uzmanlar, bunun için de yapraklarını kaybedince sıcaklık 15 - 17 C arasında değişecek, karanlık bir ortamda, sadece sulayarak kışı geçirmesini sağlayın. Baharda, ev dışında sıcaklıklar 17 - 20 dereceye gelince toprağını değiştirip biraz büyük bir saksıya koyup Noel vaktini bekleyin. Son zamanlarında da günde 12 saat karanlık bir ortamda bulunması gerekiyor. Yani onun da gözlerini kapayıp uyumasını sağlamalısınız. Uğraşılarınız sonucu bu güzelim tropik bitki size kıpkırmızı çiçekler verebilir yine.

Kardan Adamlı Hediye Çantası

Bu da Noel vakti bir komşumuzdan gelen kurabiyelerin bulunduğu bir çanta. Benim el becerim pek yoktur ama uğraşmak isteyenlere fikir olsun diye ekliyorum.