Archive for the 'Türk Yemeği' Category

Baklalı Bulgur Pilavı

Wednesday, April 18th, 2007
Baklalı Bulgur Pilavı

Annem bahsetmişti bu pilavdan, zamanı gelince yapmayı koymuştum aklıma. Şimdi bahçeden topladıklarımla yapmak kısmet oldu. O pirinçlisini yapmış, bizde pirinç çok nadir yendiği için bulgurlusunda karar kıldım, tavsiye ederim.

Tarifi okurken rastlayacağınız “iç bakla” da ne demek diyen olabilir. Baklanın yeşil kabuklarını soyduğumuzda çıkan bakla taneciklerinin etrafında kalınca bir başka zar var, onun rengi beyaz. Tazecik baklalar yeşil kabuğuyla da yenebilirken sadece bir hafta sonra toplananlarda bırakın yeşil kısmını yemeyi bu beyaz zar bile iyice sertleşmişti. Yemeğini yapmadan önce bu zarlardan arındırıyoruz baklaları ve böylece iç baklamızı elde ediyoruz. Biraz uğraştırıyor ama zahmetine değiyor. Kolay ayıklama yöntemi bilen varsa lütfen esirgemeyin, paylaşın.

Son olarak iki şey; bakla biliyorsunuz dereotlu bir başka lezzetli oluyor. Bu yemekte de o kısmını atlamayın, onsuz olsun bu sefer de demeyin. İkinci olarak da iç baklayı hiç yeşil zeytinle yediniz mi bilmiyorum ama kesinlikle tavsiye ederim.

  • 1 bardaktan biraz daha fazla iç bakla
  • 1 bardak pilavlık bulgur
  • 1 orta boy soğan
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1,5 – 2 bardak sıcak su (bulgurunuza göre ayarlayın)
  • kararınca tuz
  • taze dereotu, doğranmış haliyle en az 3 – 4 kaşık kadar
  1. Soğanı ufak doğrayın. Baklaları ayıklayın.
  2. Zeytinyağını ısıtın, soğanları hafif kavurduktan sonra bulgur ve bakla tanelerini ekleyin. Tuz ve suyu da koyup, karıştırıp ateşin altını kısın, pilavınızı pişirin
  3. Ateşten alınca dereotunu da ekleyin ve karıştırın
  4. Soğuk da iyi ama ılık haliyle tavsiye ederim
İç Bakla

Zeytinyağlı Bakla

Sunday, April 8th, 2007
Zeytinyağlı Bakla

Tazecik bakla bulmak mesele olabiliyor, yer de musait olunca kışın bahçeye bakla ekmiştim. Son iki üç haftadır meyvelerini toplar olduk. Taze sarımsak da başgösterince dayanamayıp zeytinyağlı bakla yapmıştım. Şimdi buraya yazarken mevsimin ikinci yemeği de ocakta, pişiyor.  Çiftçiler baklayı toprağı zenginleştirmek için de ekiyorlar. Yeşilliği de toprağa katılarak zenginleştirerek yazın ekilecek ürünlere iyi bir zemin hazırlıyorlar.

  • 500 gr taze bakla
  • 5 – 6 sap taze sarımsak
  • 1 orta boy soğan ya da 5 – 6 sap taze soğan
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1/4 bardak zeytinyağı

Servis için: sarımsaklı yoğurt ve taze dereotu

  1. Baklaları ayıklamadan önce bir kaba bir avuç kadar una bolca su ekleyip iyice karıştırın. Bu su, baklaların kararmasını önleyecek
  2. Baklaların tepelerini ve kenarlarındaki kısımlarını kesin, kartlaşmış olanların içini çıkartın, dışını atın. Uzunlarını ikiye bölün. Ayıkladığınız baklaları unlu suya atın
  3. Sarımsakları 1cm uzunlukta verev kesin
  4. Soğanı yemeklik doğrayın
  5. Ortaboy bir tencerede zeytinyağı ısınınca sarımsak ve soğanı öldürün, baklaları ekleyin, ateşi kısıp tencerenin kapağını kapatın. Arada bir tencereyi sallayarak (kapağı açmadan) terletin, kendi suyuyla pişirin
  6. 1 bardak kadar sıcak su, şeker ve tuzu da ekleyin, kısık ateşte 35 – 40 dk kadar pişirin
  7. Her zeytinyağlıda olduğu gibi servis kabınıza almadan, pişirdiğiniz tencerede soğutun

Servis yaparken sarımsaklı yoğurt ve üzerine taze dereotu serpiştirmeyi unutmayın!

Zeytinyağlı Bakla

Aşure

Sunday, February 4th, 2007
Asure

Geçen seneye kadar aşure yapmaktan çekinirdim. Ama niyet etmiştim, öğreneceğim diye. Çocukken bazısı çok katı olanlardan yemiştim, öyle yapanlardan olmamak içindi bu çekincem, çok iyi biliyorum.

Dedim ya, niyet etmiştim bir kere. Geçen sene Yemek ve Biz yahoo grubunda, herkesin aşure yapma tekniğini sormuştum, dostlar sağolsunlar paylaşmışlardı. O güzel anlatışlar sayesinde yüreklenmiş, yapıvermiştim de hatta. Sonuç fena olmamıştı ama kimselere verecek kadar beğenmemiştim. Annemin arkadaşlarından biri geçen sene burada yapmıştı ve aynen rahmetli teyzemden alıştığım tadı yakaladığını farkedince ondan püf noktalarını öğrendim, meğer o da teyzemden öğrenmiş…

Bu sene, aşure gününe denk gelen ilk yapışım geçen senekinden kat kat iyiydi, iç rahatlığıyla dağıttım dostlara. Ama bir daha yapmak istedim ki veremediklerimle paylaşayım. Sağolsun buradaki arkadaşlarımdan biri de yoldaş olunca aşağıdaki ölçülerdeki aşuremizi yaptık, yine paylaştık dostlarla komşularla. Bu seferki daha da iyi olmuştu bence, yanımdaki arkadaşımın eli değdi diye kesin.

Bir daha anladım ki annemin dediği gibi göç gide gide düzeliyor; hani siz de ilk yaptığınızda hoşunuza gitmezse, biraz ayarları ile oynayın, eminim siz de damak tadınıza uyan bir aşure yapacaksınız.

Börülce, pekmez ve tuz hep Sibel‘den aklımda kalanlar, yoksa bizim ailede hiç konmazdı. Hiç fena da olmadı bence…
Unutmadan, aşağıdaki ölçülerle çok aşure oluyor, dağıtacağınız hane sayısı azsa yarısını yapmak daha mantıklı.

  • 500 gr buğday
  • 200 gr kuru nohut
  • 200 gr kuru fasulye
  • 100 gr kuru borulce
  • 4.5 – 5 lt su
  • 500 gr şeker
  • 100 gr tuzsuz badem
  • bir kaşık pekmez
  • 175 gr kuru kayısı
  • 100 gr kuru üzüm
  • 80 gr kuş üzümü
  • 6 adet kuru incir
  • 50 gr kuru hurma
  • 1 ufak portakalın kabukları
  • bir fiske tuz

Bir gece önceden:

  1. Nohut, börülce ve fasülyeyi ayrı kaselerde suda en az 8 – 10 saat ıslatın.
  2. Buğdayı 2 litre su ile, büyükçe bir tencerenizde bir taşım kaynatın ve ocağı kapatın, tencerenin de kapağını kapatıp suda iyice şişmesini 8 – 10 saat bekleyin

Aşureyi pişireceğinizde:

  1. Nohut, fasulye ve börülceyi ayrı ayrı tencerelerde yumuşayana ama biraz da diri kalana kadar haşlayın. Sularını süzün. Mümkünse kabuklarını soyun (özellikle nohutların kabuklarını almak gerekiyor)
  2. Kuru meyvelerden büyük olanları (kayısı, incir ve hurma) ufak parçalara kesin. Eğer ki çok kuruysalar ılık su ile ıslatın
  3. Bademleri sıcak suda 10 dk bekletin, kabuklarını soyun
  4. Portakalın kabuklarını çok çok ince doğrayıp onları da 1cm boyunda kesin
  5. Buğdaya 1 litre ılık su daha ekleyip kaynatın, iyice pişince nohut, fasulye, börülceyi de ekleyin.
  6. Bu arada bir çaydanlıkta 2 lt kadar su kaynatın, gerektikçe aşureye eklemek için 10 – 15 dk buğday ve diğer bakliyatı kaynatın. Buğday ve bakliyatın iyice kaynadığına, piştiğine kanaat getirene kadar şeker eklemeyin, şeker, buğdayı diriltirmiş
  7. Şekerin yarısını ekleyin, iyice yedirince diğer yarısını da ekleyin. şeker miktarı kişiden kişiye, aileden aileye çok değişebiliyor. Arada dilerseniz bir kaşık alıp soğuk bir tabağa koyun, soğuyunca da şeker ayarı yerinde mi diye tadına bakın
  8. İstediğiniz kadar şekeri ekledikten sonra incir dışındaki kuru meyveleri ve portakal kabuklarını da ekleyin. Bir fiske tuzu da unutmayın
  9. Bu arada, gerektikçe kaynar su eklemeyi unutmayın ve ocağın çok kısık ayarda tutun. Unutmayın, soğuyuncaya kadar ve hatta daha sonra da buğday ve nohut suyu çekmeye devam ediyor çok sulu aşure sevmeseniz de yukarıda bahsettiğim ölçüden az su koymamaya çalışın. Hatta en az iki bardak daha ekleyebilirsiniz. Soğuyunca pelteleşiyor.
  10. İyice kıvamlandığında incirleri de ekleyin 5 dk da onlarla kaynatın
  11. Biraz ılıyınca kaselere paylaştıktan sonra üzerlerine dilediğinizce tarçın ve ceviz + fındık kırığı ekleyin. Bildiğiniz gibi nar da çok yakışır ama nar bulmak bir mesele oldu bugünlerde yine, seneye inşallah…